Hayatın ne kadar ince bir çizgide gidip geldiğini anlamak hiç de zor değildir aslında.. Aydınlık sülietler silikleşir, sahne alkışlarla çınlar, perde kapanır.. vee göç.. Sonu olmayan sonsuzluğa göç..
Korkunç çizgilerde durmadık mı biz seninle cambazlar gibi? Oynamadık mı en güzel halimizle oyunumuzu? En şöhretli aşıklar bizler değilmiydik yoksa? Şımartmadı mı bizi de alkışların tıntınısı.. Dış kapıdaki dış mandallarla kirli çamaşırlarını iplere tutturan bu kadın; en fiyakalı aşığını mi sildi yani gökyüzünden? Çocukken değiştik, artık büyüdük.. Ağlamak yok artık! Sessizce kalkmak var, ellerimizle silmek var dizlerimizi sonra da sessizce çıkıp gitmek o hengameden.. Artık yok! Ne garip dimi? büyüdükçe ben küçülen hayallerime keseler yaptım, oralara doldurdum onları.. Bozulan sessizliklere çığlıklar biriktirdim, büyüdüm ya (!) artık onlar da o kesede! Atılamadan, fırlatılamadan gökyüzüne; keselere tıktım onları da.. Ben kendime bir dünya yarattım, seninkinden farklı, seni sevmeme engel olamayacağın, seni artık acıtamayacağım ve dilediğimce sessizlik haykıracağım ufacık bir dünya. Çok klişe biliyorum ama evet! Ben seni sensizlikle yaşamaya karar verdim bugün. Yeniden bir sen yapacağım kendime, kursağıma bir bir dizilen heveslerimi bir çırpıda yutacağım belki de. Biz aşkı dilenirken yaradandan; minicikti ellerimiz. Artık büyüdüler, artık avuçlarımıza sığan gözyaşları daha çok. Halbuki taşarken önceleri, artık dolmalarına daha çok santimetrekareler var..
Ben tattım ölümü! Kabir azabım ne zaman biter bir fikrim yok. Kimi kullar çekermiş kıyamete kadar. Ama biliyor musun ben kendi kıyametimi de kendim yaratım bugün! Ne şiddetliydi ama! Bütün kalp dağlarım yürüryüşe geçmişken, kurduğum gökyüzleri parça parça dağılırken, ve istiridye'mden sur üflenirken ben-sen ne kadar aciziz dimi?! Sana ufuklar açtım artık, sen artık özgürsün ; tabir-i caizse..
Al hadi kanatlarını, zaten senin değiller miydi? Başından beri en büyük hata'n değil miydim? Al silgiyi de, sil hadi yazdıkları-m-n-ı!
Eveeet! Artık feraşe kaldığı yerden devam etmeli değil mi? Kaldığı yerde bıraksaydın keşke onu. Şimdi o yolu dönmesi çok zaman alacak!
İstiridye'mden Sur'lar üflendiğinde; merak ediyorum mırıldanacaklarını kulağıma sesizce, korkarak, kimbilir belkide inleyerek..
Çek çıkar artık ruhumu gırtlağımdan ne olur! Çünkü sıkıldım artık Ay'la Güneşi aynı çizgide tutamamaktan ben..
"Seni Seviyorum."
İSTİRİDYE'DEN (Erdek.)
