14 Haziran 2011 Salı

Sen Belirle, Sen İncelt Zamanımı..


     Resmin tam karşımda.. O eskidikçe eskiyoruz sanki değil mi? Bugüne kadar mutlu ettim yokluğunu. Neresindeyim hayatın bilmiyorum. Bana sarıp sarmaladığın resmin, yanında kendi ellerinle yaptığın sen kokan bi ayraç.. Sanki bilirmiş gibi can damarıma basabilecek tek adam olan Can Yücel şiirleri, Yeni Türkü yorumuyla.. Koca şehirle savaşıyorum gittiğinden beri. Kocaman duygular geliyor üzerime üzerime! Dalga dalga büyüdün içimde. Ben seni bir bebek gibi büyüttüm içimde. Hani hep derim ya ben senin annenim, kardeşinim, sev-d-iğinim, dostunum vs diye; bugün bunları hangi vasfımla yazdığımı bilmiyorum ama sanki her vasfıma ait bir sen var gibi bende.

           Annenmiş gibi : Dikkat et kendine; canımdan can gitmesin, bişi olmasın.  
           Kardeşinmiş gibi : Dikkat et kendine; atmazsa atmaz unutma!.
           Dostunmuş gibi: Dikkat et kendine, omuzların lazım bana döndüğünde.. ve..
           Sev-d-iğinmiş gibi :  dikkat et kendine; diğer yarımı taşıyorsun çünkü..   
        
Döndüğünde  bekliyor olacağım seni, gene aynı ben olarak.. Eksiltmeden arttırarak.. Şarkı'n devam edecek.. Söz veriyorum.. Şuanda kalbinden kan damlarken, ellerim nasıl kavuşsunlar birbirlerine?!
       Ben bir sülietim sadece.. Ben sadece gelecekte doğacak olan kız çocukların'ın ismiyim. Ben arkanı döndüğünde sessizce kaçmak için gürültüler koparan o ismim aslında.. Ben hiçbir şeyim. Sen beni ummanlar yapmışken gürül gürül gelirken bana, damlalarla doldurmaya çalışmak bardağını, ağırıma gidiyor. Arkana bakmadan koşup bana gelişin geliyor da aklıma.. Ben seni ne kadar çok sevmişim be adam! Nefesler yığın yığın birikmişken boğazımda, yutkunmaya çalışmak ağırıma gidiyor! Gösteriş için tuttuğun o elime kokun sinseymiş ya!
      Diyecek sözüm yok! Yapacak bir şeyim de.. Sadece hayatın artık inceldiği tarihte kopmasını bekleyeceğim. Sen yine de bu ölürcesine sevdiğin kadını unutma olur mu? ve yine al sigaranı, çakmağını tüttür karşımda, içtiğin sigara gibi tüket ömrümü razıyım, tablada kalsın içim - dışım.. Bastır ki üzerime nefes alamiyim.. Kolayca çıksın canım boğazımdan.. ve sen belirle, sen incelt zamanımı, sen kopart inceldiği tarihte bu orospu zamanından beni..

İSTİRİDYE'DEN..  (O kadar yoğun ki hissettiklerim şuan, bu kadarını yazabildi ellerim..Özür dilerim!)

12 Haziran 2011 Pazar

Nerde tırak.. Orda bırak..


       Halbuki öylesineydi senle paragraflarım.. Deli gibi bir telaşla binmiştim trene.. Yerimi bulana kadar binbir telaşla sıyrıldım o kalabalıktan. Oturdum sonunda, göz kapaklarım kavuşmayı beklermiş gibi gibi sarıldılar birbirlerine. Kulağımda Düş Sokağı Sakinleri - Hüzün Kovan Kuşu.. Kovsun diye hüzünlerimi.. İçimin katlanışına sahip, can çekişen meleklerimi susturma çabasındayım yine.. Şaşkınlar çok.. Sebepler, nedenler, niçinler, nasıllar!... Cevapsız - sayısız sorular ve kalp parmaklıklarımı paramparça eden o sessiz çığlık.. Neden kelimesinden, nedenlere kuyruk olan sonuçlardan bıkmış artık her uzvum. Üzerimdeki bıkkınlığı anlatabilmek için tüm dünya dilleri önümde diz çökmüşken; ben bırak cümleyi; kelime kurmakta zorlanıyorum.. Sanki kollarımı, bacaklarımı uzatsam, gerinsem belki geçicekmiş gibi bir sızı vücudumda. Ağlamak istesem ağlayamam; sussam aklım yerinden çıkıp gidecekmiş gibi.. Her uzvum apayrı yerlerden bağırıyorlar sanki, içimde delicesine bir kalabalık bir hüzün.. ve.. kalabalığı bastırmaya çalışan tek bir ses var içimde kalbim. -"Durun" diyor "etmeyin! Böyle söylemeyin!" Onlarca uzva, tek bir uzuv.. Nasıl bir adalet (!).. Nasıl bir vicdan! Oysa bu kadın sana yatakta arkasını döndüğünde sadece sarıl istedi.. Uyumak değildi istediği.. 
       Merak ettin mi peki: ben neden hep senin sağından yürüyorum neden hep sağ elini tutuyorum!? Ben sol yanında hep varım sanardım çünkü kendimi. Kalbi zaten Ben'de derdim hep.. ve derdim ki yine sol yanı benim bari sağ yanı da bensiz kalmasın.. Ne kadar çocukça di mi? Ben oyun parklarımda yaşamışım yaşatmışım seni.. Düşmemeliymişim aslında hiç! Düşenin dostu gerçekten olmuyormuş! Tutunmak için ne dallar feda edebiliyormuş insan.. Boşluğumu tarif edemiyorum yardım et ne olur!
      Bana yardım et! Üzerine çizgiler atmama, isminin üzerini kazımak isteyen titrek ellerime yardım et! Acı çekiyorum, içim sızlıyor. Can koparılıyor sanki canımdan. Allah'ım bu nasıl tarifi olmayan bir acıdır! Yok mu merhemi bunun da? Neden uzuvlarımın biri başlayınca isyana diğerleri hiç susmuyor? Neden bir iç isyan var bedenimde hep! Neden varsın sen? Aşk herkese çeşitli suretlerde görünürken, sen neden SEN olarak göründün bana.. Ben şimdi aşkı kime yakıştırayım?! Kimin üzerine giyse küçük kalmaz mı aşk! Küçük; çünkü artık küçük aşk!
      Bu tren nereye gidiyor bilmiyorum. Nerde canım inmek isteyecek onu da bilmiyorum.. Nerde tıraksa orda bırakacak bu kadın.. Ne zaman susacaksınız bilmiyorum sevgili uzuvlarım; ama kalbim artık susturmak için nefesler tüketmeyecek bunu biliyorum.. Sensiz kaldığım istasyonda, benle tanıştığım istasyonda ineceğim sanırım..
Hadi  artık! Ben düş sokağıma dönmeliyim şimdi..

İSTİRİDYE'DEN..     "" http://www.youtube.com/watch?v=18jc99g4YWI ""

Resim Kaynak :  Şuşu'nun Öyküsü 

9 Haziran 2011 Perşembe

Yürürken Sağ'ında Bırak Beni..

Bırak en sağında kalayım.. O kadar senle dolu ki içim; o kadar dolusun ki benimle bırak sağ yanın benim olsun. Neden dedin ya önce.. Neden? D