Halbuki öylesineydi senle paragraflarım.. Deli gibi bir telaşla binmiştim trene.. Yerimi bulana kadar binbir telaşla sıyrıldım o kalabalıktan. Oturdum sonunda, göz kapaklarım kavuşmayı beklermiş gibi gibi sarıldılar birbirlerine. Kulağımda Düş Sokağı Sakinleri - Hüzün Kovan Kuşu.. Kovsun diye hüzünlerimi.. İçimin katlanışına sahip, can çekişen meleklerimi susturma çabasındayım yine.. Şaşkınlar çok.. Sebepler, nedenler, niçinler, nasıllar!... Cevapsız - sayısız sorular ve kalp parmaklıklarımı paramparça eden o sessiz çığlık.. Neden kelimesinden, nedenlere kuyruk olan sonuçlardan bıkmış artık her uzvum. Üzerimdeki bıkkınlığı anlatabilmek için tüm dünya dilleri önümde diz çökmüşken; ben bırak cümleyi; kelime kurmakta zorlanıyorum.. Sanki kollarımı, bacaklarımı uzatsam, gerinsem belki geçicekmiş gibi bir sızı vücudumda. Ağlamak istesem ağlayamam; sussam aklım yerinden çıkıp gidecekmiş gibi.. Her uzvum apayrı yerlerden bağırıyorlar sanki, içimde delicesine bir kalabalık bir hüzün.. ve.. kalabalığı bastırmaya çalışan tek bir ses var içimde kalbim. -"Durun" diyor "etmeyin! Böyle söylemeyin!" Onlarca uzva, tek bir uzuv.. Nasıl bir adalet (!).. Nasıl bir vicdan! Oysa bu kadın sana yatakta arkasını döndüğünde sadece sarıl istedi.. Uyumak değildi istediği..
Merak ettin mi peki: ben neden hep senin sağından yürüyorum neden hep sağ elini tutuyorum!? Ben sol yanında hep varım sanardım çünkü kendimi. Kalbi zaten Ben'de derdim hep.. ve derdim ki yine sol yanı benim bari sağ yanı da bensiz kalmasın.. Ne kadar çocukça di mi? Ben oyun parklarımda yaşamışım yaşatmışım seni.. Düşmemeliymişim aslında hiç! Düşenin dostu gerçekten olmuyormuş! Tutunmak için ne dallar feda edebiliyormuş insan.. Boşluğumu tarif edemiyorum yardım et ne olur!
Bana yardım et! Üzerine çizgiler atmama, isminin üzerini kazımak isteyen titrek ellerime yardım et! Acı çekiyorum, içim sızlıyor. Can koparılıyor sanki canımdan. Allah'ım bu nasıl tarifi olmayan bir acıdır! Yok mu merhemi bunun da? Neden uzuvlarımın biri başlayınca isyana diğerleri hiç susmuyor? Neden bir iç isyan var bedenimde hep! Neden varsın sen? Aşk herkese çeşitli suretlerde görünürken, sen neden SEN olarak göründün bana.. Ben şimdi aşkı kime yakıştırayım?! Kimin üzerine giyse küçük kalmaz mı aşk! Küçük; çünkü artık küçük aşk!
Bu tren nereye gidiyor bilmiyorum. Nerde canım inmek isteyecek onu da bilmiyorum.. Nerde tıraksa orda bırakacak bu kadın.. Ne zaman susacaksınız bilmiyorum sevgili uzuvlarım; ama kalbim artık susturmak için nefesler tüketmeyecek bunu biliyorum.. Sensiz kaldığım istasyonda, benle tanıştığım istasyonda ineceğim sanırım..
Hadi artık! Ben düş sokağıma dönmeliyim şimdi..
İSTİRİDYE'DEN.. "" http://www.youtube.com/watch?v=18jc99g4YWI ""
Resim Kaynak : Şuşu'nun Öyküsü
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder