Bir insan neyse odur. Ne yaptıysa onunla mutlaka karşılaşır insan bir gün. Günahların; toplayamadığın tek arkandır. Ben ima bilemem, sevmem. İma edilmesini de. Bunu bana böyle öğretti. Bir şey söylemek isterse insan söylemeli, direk dökülemese de kelimeler dudaklarından; anlatılmak istenenin özünden kopulmamalı. Kelimelerini labirentlerde yarıştıran insanları sevmiyorum, sevemiyorum. Acil çıkış kapıları olmalı kelimelerinizin.
Ben direk söylerim ne söylemek istiyorsam, ifadelerim çok direk ve nettir. Ertelemeleri sevmem, ertelenmesini de. Eskiden böyle değildim doğru, okuyan dostlarımın vs "hadi ordan sallama" diyebilitesi yüksek. Ama ben tam kocaman, derin ve geniş bir labirentte uyuyakalmak üzereyken biri çıkageldi ve uyumak için yaslandığım duvarların arkasına gizlenen kapıları açtı bende ve "söylemek istediğim.." ile başlayan cümlelerimi "budur." a çeviren büyük değişime imzasını attı. İşte bu sebeptendir ki artık; Feraşe demek istemez, der! İmalarla yola çıkarak 'son' yazısını görmek isteyen insanlara şaşırıyorum. Bu tamamen onu ve karşısındakini yiyip bitiren, deli eden bir handikap. Bir izin verse, yollar açsa o kelimelere; o kelimeler cümleler, paragraflar olucak halbuki.. "Demek istenen.." , "denecektir" ve problemler silsilesi kuyruğunu kıstırıp gidecektir eminim.
İma etmeyin direk olun derken Ayı olun demek değil bu :) İnsanlık çerçevesinde net ve direk olun demek. Coşmayın yani hepten :D Direk bir insan olun, direk bir ayı değil, Haydin selametlen.
İSTİRİDYE'DEN..

Feraşe'yi kendi yapan en büyük özelliklerinden biride budur. Onu o kadar güzel ayarlar ki asla patavatsız değildir ama istediğinide söyler =)
YanıtlaSilt. ederim ama estağfurullah diyemicem aynen anlattığın gibiyim çünkü. am anapiyim net ol diyorum işte çok şey mi istiyorum allasen :)
YanıtlaSilYoo gayet mantıklı bir istek.
YanıtlaSilİnsanlar boş yere birbirlerinin beynini yiyor ve söylemek istediğini doğru düzgün söylemediği için karşıda ki insanın "bunu bu yüzden mi yapıyor acaba?" şeklinde karşısında soru işaretleri ve belki de olması gerekenden farklı cevaplarla doluyor.
Açık konuşmak en güzelidir =)
Dosdoğru olmak gerek. Adam gibi adam olmak gerek..
YanıtlaSil@StummScream ; haklısın en güzeli sanırım açık olmak valla ben oyle yapıyorum hiç zararını görmedim.
YanıtlaSil@profösör ; kesnlikle! bu konuda tavizim yok. t.ler
Kadın gibi kadın =)
YanıtlaSiloo-olur o da olur :D
YanıtlaSil@FeRaŞe sevgiler.insanlar,kelimeler,ifade tarzları,hayat,yaşanmışlık bunlar öyle iç içe ki.hayatın kendisi denge olduğu gibi,bunların arasındaki dengeyi sağlamak da zor,ama yapılmalı.mimiklerimiz bazen ele verir samimiyetimizi,bazen cool bir "seni seviyorum",sıcak bir merhaba kadar ısıtmaz içini.bazı insanlar vardır,etten duvar örmüşlerdir kendilerine yaklaşamazsın,kötü de değillerdir.Direk dobra dobra konuşmak gelmez mesala onlara,üzülürler.Başkalarını mutlu etmek,kendi mutluluğunu ertelemek veya arka plana atmak da değildir.insan hayır demesinide bilmeli.sen bakma benim bu çok bilmiş tavırlarıma,bende sizler gibiyim ama birazda ben gibiyim.Adam gibi adam olmak, ama kardam adam olmamak,kardam adam ruhunu kalbinde taşımak.kalemine yüreğine sağlık.
YanıtlaSilçok hoş özetlenmiş benim yazım bunu farkettim. Söyledklerinde haklısın fakat bazen öyle bir gökyüzü hazırlıyrlarki insana, kendini kaybediyorsun, renklerin allak bullak oluveriyor. Bu kadar renk karmaşasında kendi rengini seçemiyorsun, kaybolup gidiyorsun işte. sabrımı zorluyorum, deniyorum, tutunmak için yeni yeni ektiğim tomurcukların dal olmasını bekliyorum, ama sanırım sabırsızım. Herkesi kendim gibi zannederek, o boya kalemlerini o vicdansızların ellerine ben veriyorum. teşekkür ederim beğenmene sevindim.
YanıtlaSil