Devam etmeliyim evet!
Bitenlerle yüzleşmeli, gitmek isteyenlerle vedalaşmalıyım. Büyümeliyim biraz doğru! Korkmadan attığım o kocaman adımlarımın yerini artık sonrası düşünülerek atılacak olan küçük adımlar almalı. Karşılaştıklarım karşısında sessizlik hakim olmalı artık. Mühürlenmeli dudaklarım, nefesler bile kontrollü giriş - çıkış yapmalı. Adrenalinle artık daha seyrek görüşmeliyim sanırım. Soyutlanmak ne demek öğrenmeliyim artık! Somutlarla savaşmayı bırakıp; tüm uzuvlarımı çekip çıkarmalıyım bu bok rengi dünyadan. Sessizliği bozan artık benim çığlıklarım olmamalı, dikiş atılmalı o dudaklarıma.. Zeytinyağına özenmek yerine artık, suyla bağdaştırmalıyım kendimi. İnceldikleri yerden kopmak isteyen iplerime, iplerine(!); süresiz izinler vermeliyim artık! Tutup iki ucundan da kopana kadar kollarım uğraşmak yerine, kucağıma bırakmalıyım avuçlarımı..
Bir sıfır nokta'm olmalı benim!
Geri dönüşü kolay, ancak kimsesiz yürünebilen ve ardımda ekmek kırıntılarımı bırakmadığım bir sıfır noktam.. Birilerinin huzurundan kovulmayı beklemek yerine derhal koşarak çıkıp gitmeliyim o hayatlardan. Giderken asla bakmamalıyım ardıma, kaçmamalı bile gözlerim.. Acı bölgem olmalı yüreğimde; kimseleri incitmeden içimde büyüteceğim devasal hektarlarım.. Eşikleri en kocamanından bir acı bölgesi.. En yüksek dozajlı eşikler için izinler almalıyım aslında.. Kimsecikler bilmemeli, kimsecikler çakmamalı esasen..
Güneş hergün doğmayabilir!
Güneş hergün doğmayabilir!
Güneş hergün doğmayabilir! diyerek alışmalı artık kalbim sağanak yağışlara.. Kendine gel kadın! Dolular yağacak daha, kupkuru ayazlarda tek bir ceketin bile olmadan kalacaksın dımdızlak kimi zaman.. Biraz çiseledi mi vızıldayan kalbine seslen hemen hazırlansın! Yol daha çok uzun..
Hayat güzel. Sandığımdan, yaşadığımdan, kokladığımdan çok daha güzel hayat.. Farkında değilim henüz biliyorum ama farkında vardığımda tek bildiğim görmek istemediğim ellerin!
Ben sıfırı bastım hayatıma! Artık kimseyi istemiyorum hayat arazimde. Gideceğim noktayı bilen tek bir insan bile yok. Olmayacak da..
Hiç arama boşuna artık! yok ekmek kırıntılarım arkamda.. Dikleşmesin kulakların boş yere, benden kalan ne bir çığlık var ne de bir fısıltı ardımda. Ne kokum var artık havada ne de korkum. Yağmur altında fark edilen tek şemsiyeli kadınım ben artık..
Çünkü; Çok derinimde kaldın be adam! ve ben çok derinimden kalktım ayağa..
İSTİRİDYE'DEN..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder