Selamlar" Tren İstasyonu" ben ;
Geleni, gideni, bekleyeni, bekleteni sayısız, uğrayanı bol olan tren istasyonu. Sayısız, tarifsiz acılara şahit oldu raylarım, banklarım.. Gelip gittiler evet ama biri var.. Her sabah ağlayan biri var.. Beklediği treni umursamadan erteleye erteleye saatler sonrakine koşan biri.. Gözleri hep nemli, hep kırmızı. Ufacık hayatına kocaman yükler yüklemiş çok belli. Bence pişman hemde çok..
Pişmanlığın farkındalığı ağırdır. Avuçlarından kayıp gidişini izlemek bir şeylerin ağırdır.
Önce mutluluk verir, bu kanatlarını en kolay çırpabildiğin zamandır; işte birinci evre.. Sonra günler geçer, ağırlaşmaya başlar bedenin. Taşıyamadığında nefesi almak bir dert vermek ayrı bir derttir esasen. En zoru en meşakkatlisi.. Sorular cevapsız kaldığında türetir insanoğlu. Kendince cevapların olur, daha sonra cevapların yeni, yepyeni sorulara açar gözlerini. En ağırıdır bu kadar soru curcunasında cevaplarla güreşmek hep en başa dönmek.
Sonra çırpınırsın, birilerini ararsın anlatacak. O birileri ki dinlemekten hiç bıkmayacak. Sevdigin silüet anlattıkça güzelleşmeye başlar. Anlattıkça daha bir aşık olursun sanki. Daha bir yakar canını onsuzluk ve daha bir işler iliklerine pişmanlık. Tamam artık dediğin an ikinci evrendir; yani telkin evresi. Kendini buzlaştırmak için sana acı verdiği tüm anlardan koleksiyonlar yaparsın. Onları süslersin düş bahçende. Ama yok! Olmaz çünkü; o kadar işlemiştir ki içine o, sen ona şeytanken de tapansındır aslında. Tüm tabularına çizgi çektiğin andır o. Tüm yapılarını yerle bir ettiğin, tozunu dumanına kattığın an.
İşte üçüncü evre: Avunma evresi: Senden daha kötülerinin de olduğunu, bunu bir tek senin yaşamadığını beynine öğretmeye çalıştığın evre. O zaman tüm uzuvlarını ayrı avutursun. Gözlerin ağlamamalı, ellerin donmamalı, bacakların dolanmamalı birbirine ve en önemlisi kalbin ağrımamalıdır. O an tüm uzuvlarına bedenini feda ettiğin andır işte; uzvun kadar bölündüğün. Halbuki bölünürken bilmediğindir; bölündükçe çoğaldığın, böldükçe büyüttüğün aşkını..
Dördüncü evren: Kabullenme evresi. Tüm uzuvların ayrı ayrı yanarken cayır cayır, hangi birine koşacağını bilmezken sen; artık mantığın girer devreye ve sağ kalanı kurtar komutuyla harekete geçer bedenin. Yangından Kalp kaçırmak budur. En kıymetlidir yanıklar içindeki kalbin. Bilirsin ki derecesi kaç olursa olsun yanığın; çok hassastır kalp. Çok zor iyileşir ama iyileşir.
Sonra ufaktan toparlanmaya başlarsın. Bu senin beşinci evrendir: Güçlenme evresi. Tekrar atar kalbin ve aslında bu ilk atışla harekete geçer tüm uzuvların da. Yaralar kapanana kadar sessizlik hakim olacaktır bedeninde. Artık en zayıf noktandır güvenin. Sıfırlarda seyreden, dibe vurmuş zavallı güvenin.. İnatçıdır güven dedikleri; arkasını dönüp çıktığı kapıdan geri gelmesi zor hatta çok zordur. Bunlara rağmen;
Yeniden selamlar " Tren İstasyonu" ben ;
Her sabah ağlayan biri var.. Beklediği treni umursamadan erteleye erteleye saatler sonrakine koşan biri.. Gözleri hep nemli, hep kırmızı. Ufacık hayatına kocaman yükler yüklemiş çok belli. Zerrelerine kadar yanıklar içinde olan bu kadın! Yani ben; yani faydaların bile faydasız kaldığı gölge, yanıklar içindeki kalbini kurtaramamış olan en başarısız kurtarıcı.. Bu evreleri atlatıp da içindeki sessizliği harekete geçirememiş olan.. Selamlar başladığım yer, selamlar sıfır noktam..
Saat 19:28 'ken başladığım yerde, başladığım saatte..
İSTİRİDYE'DEN..

ve altıncı evre ; tüm bu süreçleri kısır döngü içine yeniden yaşarsın er ya da geç ...
YanıtlaSilBir bakmışsın aynı senaryo ve oyun ...
oyuna devam ...!
İşlevsel blog yazısı , tebrikler :)
çok t.ler saol :)bunu herkes yaşar sen ben diğerleri.. ben sadece bu evrelere aşina bi kadınım ve eminim ki bu evreleri atlatamayan senin dediğin gibi 6.evrede son bulan bi kadın..
YanıtlaSilhmmm....!
YanıtlaSilAyni soyledigin gibi bu evreler hic bitmeyecek..
YanıtlaSilNe zaman mutluluga kavustugumuzu dusunsek hep yanilacagiz.
Illa bu kadar kisa olmak zorunda hersey...
Anlatmaktan bahsetmissin bazen kimseye anlatamiyorsun. Cunku O'nu anlattikca yarani kanatiyorsun. Aci bitmiyor. Ben anlatamadim kimseye bulamadim dinleyecek insani. Sustum. Kalbim bildi bir tek ve tabi ki ona eslik eden gozyaslarim.. Evrenin degismeyen tek kurali olsa gerek. Bitmek bilmeyen aci...
Yuregine saglik... :)
çok zırlıyoruz biliyorum kadınlar olarak ama inan ki okdr güçlüyüz ki :) çok feminist bi düşünce tarzı oldu belki ama acı çektiğimizde şeytanla münasebetimizin çok çok sık olduğu da aşikar :D korkuncuz bence bazen :D
YanıtlaSilAma hakedene korkunc oluyoruz ve bunu bile bile canimizi yakmaya devam ediyorlar.. Kendileri kasiniyorlar sonuc olarak :):)
YanıtlaSilSonuç olarak hak et veya etme canın hep yanıyor işte! Engel olamamak be Arsene Lupin' in de dediği gibi vee 6. evre gelir çatar. Kimimiz şanslı atlatır kimimiz de evreleri kısır döngü gibi yaşamaya devam eder. ben atlatamayanlardanım.
YanıtlaSilhaksızlık etme kendine :D ,
YanıtlaSilşans onu yaratanların yahut yaratatacakların gizeminde saklıdır , bir nevi efsundur :)
Şöyle etrafını bir kolaçan et ..