İlk başta bir su birikintisi gibi gözükse de; esasen gittikçe derinleşen bir suda korkmadan ilerleyensin Feraşe. Ayağın kayabilir, soluğun kesilebilir; ama sen tüm bunlara rağmen sesi bile titremeyen kadınsın Feraşe. Günaydın'dan bir haberken iyi gecelere "gün şimdi aydı işte" diyen, sıkıntına eşlik edip tırnaklarını kemiren, saçlarına hayranken birileri; onları tel tel döken, üstü kapalı alanlarda sessizce tehlikeyi bekleyen kadın; yani ben , yani Feraşe.. Ne oldu şimdi!? Çok mu matah bir nefes aldığın, başın artık göklerde mi şimdi? Ayyuka mı çıktı sinirlerin? Savaşlardan mı çekildin sen? Gardın mı düştü yoksa (!). Ne demeli; sadece sus! Üzerine düşeni yap ve sus! Acı çekerken etrafı dağıtmak yerine toparlan Feraşe. Büzül hatta, gittikçe küçülen ol! Sinsice ilerleyen gözyaşlarının ilk uğrak yeri olsun dudakların. Em onları Feraşe, izin verme çenenden yüreğine damlamalarına. Acısına acı katma kalbinin Feraşe. Giderim der gider, sanane! Sen yolları karla kaplayan olma Feraşe.
..ve kilitle, kapılarını kilitle! Bırak, ne varsa dağınık kalsın etrafında.
Bırak dudaklar oynasın, sen sesleri izole eden ol Feraşe. Duvarlarına katlar ekle, her kat kaçak olsun Feraşe. Bilmesin kimseler. Gelenlerden kaç, daima kaç. Ne demiştik! Daima inkar eden ol Feraşe. Kendinden kopanlara aldırma, her giden almadı mı senden bir parça nasıl olsa? Ne önemi var ki biriktirmenin. Arkana bakma Feraşe, arkana sakın bakma!
...şişşşş sessiz ol Feraşe. Senin candan olan tek sıfatındı zaten "lal" olman. Yine yeni yeniden lal ol işte. Unutma! Bu hayatta yalnızsın sen. Elini tutacak birileri artık yok ve sen gözlerini dolduran değil, içine ağlayansın Feraşe. Ellerinde kan torbalarıyla yürüyen, serumunu çok gerilerde bırakansın. Makyajları silinen, pudraları akan kadın, Feraşe; sen elleri çoktan bırakılansın. Şimdi dövünmenin zamanıdır Feraşe, artık dizlerine vurmanın zamanıdır. Çatlak duvarlarından sızan damlalarda boğulansın, pirelerle devlerini güreştiren cani bir kadınsın sen Feraşe! Topraklar üzerine atılmış, oynadığın oyun çoktan bitmiş, kabirdesin; bedduaların edilmiş, sen yıllar evel zaten ölendin Feraşe. Çığlık atsan da duyulmaz, unutma sakın çoo..k derinlerde kanalsın! Artık seni burdan kimseler kurtaramaz..
Haydi dinle! dinle şarkını ve kemir tırnaklarını Feraşe..


Yazından sonra seçtiğin parça da iyi geldi sağol yaa..:))
YanıtlaSiliyi bir hafta sonu diliyorum canım..:))
tırnak kemirmek mi?
YanıtlaSilne için, kim için?siz iyi misiniz?
@ Nar-ı Can; insan deniyor, denemeyi bile deniyor. teşekkürler, inviza halimdeyim.
YanıtlaSil@crayzwomenrosemary; t.ler saol canm sana daaaa :)
"an'ı biriktirmek acı çoğaltmaktır" demiştim diyeceğim. birileri kalkıp "ukala" diyecek sesinin özenen tüm tonlarıyla.
YanıtlaSilevet demekle geçti son yıllarım. karşıma bir insan alıp konuşamadım. kimse olmadı mı? mutlaka ama ya dinleyecek zamanları yoktu ya da benim anlatabilecek konsantrasyonum. susuldu her şey. ve bende demeye başladım. belki de kendi hallerimde sayıklıyorum. duyanlar da oluyor.
dağınıklıklar bu kadar önemli mi yaşarken. aslında dağınıklığın boyutunu bir kenara bırakıp, nerede toplamaya başlamak gerektiğini bulmak gerekmiyor mu? ya da bir şey bilmek gerekmiyor aslına bakarsan(ız). demekten yoruluyor insan. hayat teorize edilebilen bir yer değil. bilmek her geçen an biraz daha kirletirken insanı, bilmemenin dayanılmaz hafifliğini yaşamak belki de çok ama çok daha rahatlatan bir durum sanki.
peki demeden durabilir mi insan? kendini kırmadan, yaralamadan, yargılamadan, geçmişini kazımadan durabilir mi?
oysa her gün yeni bir gün doğuyor yaşananları temize çekmek için. çoğu sabah bunu fark etmiyoruz bile gecenin yorgunluğuyla uyanmaktan. en sert kelimelerle kendimize vurup bir günü daha zehir edebilecek kadar yetenekliyiz!?
başlı başına bir yazı olmuş cevabın. Ben güzel ve umut dolu yorumların için çok teşekkür ederim. şuanda öyle bir hal içindeyim ki içim sızlıyo, parça parçayım, lime lime olmak denir ya, işte öyle bir şey. Anlatamıyorum bile baksana saol, çok saol,
YanıtlaSilher zaman yüzünü dönebileceğin bir pencere vardır!!!
YanıtlaSilGündüz iki gece arasındadır. Şafak zifiri karanlıktan sonra doğar..Zifiri karanlığı görmek son değildir ve zifiri karanlığın zifirisi de vardır ama son değildir.Şafak zifiri karanlıktan sonra doğar,gönlünü farah tut.
YanıtlaSilPııst! ben geldim..;)) hadi uyanma zamanı ki..;))
YanıtlaSil@jetlagis ; duaya ihtiyacım var.
YanıtlaSil@crayzwomenrosemary ; ahaha deli ya e peki madem kalktım :)
YanıtlaSilHahhh haa..yuppi ! uyandırdım ve buradasın..:))
YanıtlaSilmimin var :)
YanıtlaSil