Bana sevginin karşılıksız bir şey olduğunu öğretmiştin halbuki. Bu kadar ağır bedeller ödendiğini bilmiyordum ki. Bu denli yükü olduğunu nasıl bilebilirdim ki yamacında getirdiği. Biliyor musun? Biz en saf olanı becerebilendik, biz o kadar temiz sevdik ki. Ölmek üzereyken bile bunu söyleyeceğim. Tertemiz sevmek.. Dokundukları halde tatmin olamayan insan bozuntularına inat; dokunamadan, sadece bakarak sevdik birbirimizi.
Halbuki bilmiyordular ki sen dokundukça yandı dokunduğun yerlerim. Yolda yürüyorduk biz; elim eline değdi, Allah öyle istedi ve değdi; parmaklarımdan başladı alev tüm bedenimi sarmaya. Seni 2-3 dakika yaşadığımı hatırlıyorum o an; sadece 2-3 dakika tuttuğumu ellerini. Keşke bitmeseymiş değil mi o yürünen yol. Ama bitmiş, bizi sezenler olmuş. Bendeki sır olan seni sezenler olmuş..
Bana ne zaman umutsuzca baktığını biliyorum, ne zaman bittiğimi de.. Ben bakmasan da hissedebiliyorum bunu sanırım. Kalbim bir ipe bağlı gibiydi, sonu nereye giderse gitsin umursamadığım. Şimdi daha bir serbest, daha bir tehlikeye açık. Anladım ki bu his iyi değil. Bu hissi sevmedim ben. Kalbimin yerini alan kocaman boşluğun dolması için ipi çektiğimde elime sadece ipin ucu geldi o kadar. Önce afalladım evet, ama sonra aklıma düştün birden; üşümem ondanmış. Her gece belki de her gece; sadece bir tının için uyuyamayan ben, sanırım artık yorganlara sarmalıyım kendimi.
İstediğin yere git, istediğin kadın inlesin kollarında, istediğin kadar gelmeyeyim aklına, istediğin kadar gitme bir yerlere, istediğin kadar şarkılar çalınsın kulaklarına ve sen umursama, istediğin kadar aldırma kalbimle kalbin arasındaki iplere; ben sana yazılandım, -dım çünkü artık başka eller heyecanlandıracak ellerini.
Meğer umudummuşsun, sarıp sarmalandığım,
Ne diyeyim ki boşver; bitiyor işte kelimeler de bir yerde.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder