31 Ekim 2010 Pazar

.Hoşbulduk Nefes.

         Nokta koydum herşeye.. Nokta kondu hayatıma.. Ardımda bıraktım omzumdakileri, bıraktım o meşhur kaldırmıma. Artık omzumda değiller, değilsiniz. Mutluyum sanırım. Uzun zaman olduğu için mutlulukla konuşmayalı tanıştık yine yeniden.. Güneş bi başka doğdu bugün, insanlarda anlamsız bi şekilde gülümseme, bulutlar bile bi başka şekil aldılar bugün..Heryerdeydin, heryerdeydik.. Kokun sarmış bütün evreni, herkes seni kokluyodu bugün, her sine seni çekiyodu içine..  Uzun uzun derin derin seni çektim içime bugün. Çıktım evden seni de aldım yanıma dolaştık beraber..
          Bütün dalgalarım dindi o gün, sahillerime vurup vurup her gidişinde dönümlerimi götüren o dalgalarım dindi.. İçimde fırtınalar kopartan mevsimler artık bitti ilkbaharımdayım, ilkbaharımızdayım.. Uzun yollar katettim bu güneşli vadi için. Çok yorgunum sevgilim.. Güneş'i görebilmek içindi bütün çabam, sana da bana da Güneş'i gösterebilmek içindi.. Artık geçmiş zamandan şimdiki zaman geçebilir miyim sevgilim? -di'li geçmiş zamanlar geri kaldı diyebilir miyim?  Güneşi gördük mü sevgilim? Gördük.. Artık pencerelerimizden sızıyo Güneş. Bak artık kamaşıyo bile gözlerimiz, bakamıyoruz artık o'na.. Çok uzun yoldu yürüdüğüm sevgilim, çoo..k.. Ama yürüdüm. Sıkılmadan bıkmadan pes etmeden yürüdüm. Benim misin yani artık!? Senin miyim? Bitiridik mi yolları?! Ekvatoruna gelebildim mi artık? Kıyılarında mıyım şimdi? Biz atlattık sevgilim, biz, BİZ olabildik sonunda. Buymuş demek ki nefes, böyle nefes alınıyomuş. Meraba sevgilim.. Hoşgeldin hayatıma, hoşgeldin evime, hoşgeldin kalbime..
          Benim Mecnun'um, benim Ferhat'ım, benim Tahir'im.. Benim "Aşk"ımsın.. Sevgi sen demek, aşk sen demek. Ne varsa senle anlamlandı, ne varsa güzel olan sendi aslında başka isimlerle yer aldı hayatlarda.. Nokta koydun hayatıma, noktalandı artık hayatım, hayatımız.. Ne zordu yeniden biz diyebilmek. ama hoşgeldik BİZ..Hoşbulduk dimi sevgilim..?
..Bu da "biz"im olsun mu (: ; http://fizy.com/#s/1ls061

            İSTİRİDYE'DEN..

25 Ekim 2010 Pazartesi

"Kalbimin ilk kıpırdadığı anı sığdıracağım ne çok kelamım vardı benim. Yine de bir tek kıpırtısına kalbimin, kelam yettiremedim."

           Nefes alamıyorken ben çıkageldin. Teşekkür ederim bana oksijenimi getirdiğin için. Kemiklerim arasında ezilirken ruhum teşekkür ederim bana dönümler açtığın için. Taa ki seni görene kadardı nefes darlığım teşekkür ederim nefesime yol verdiğin için. Yol bitmek bilmedi sana gelene kadar, ne zaman ki gördüm seni tamam dedim huzura saniyeler var..ve..kemiklerimden sıyrılıp kalbim ellerimde geldim sana. Yanyanaydık artık, yanındaydım.. Ah bir de titremeseler ellerim, dizlerim.. İmkansızı istemek bu işte, bilirlerken sana getirdiğimi onları.. Nasıl titremezler ki.. Elim kolum bağlı sevmişken bu zamana kadar ki aşk diye tanımladıklarımı, bağırdım sana AŞIĞIM SANA diye.. Kalbimden aktı gitti ne varsa döküldü her yerime bulaştı, aşk! " Kalbimi koruyan muhafaza meleklerinin korumasından daha büyük bir aşka düşmüş olmalıyım ki böyle kolay oldu sana akışım.." Sana aktım ben, sana seçildim.. Ben derim ki suçlu kalbimdir. Suçu : bir bedende yer alması. Ah ya! Ah  yıldızlar konmasaydı da, cemalinden yansırdı, ben yokum aslında..Ansızın peygamberlik iniveren ve bu ağırlığın altında kimseye değil, sadece Hatice'sine koşan, sevdiğine koşan O Peygamberin yolunda yürüyorum sanırım. Sana koştum ben.. Hadi dol bütün boşluklarıma, adınla doldur heryerimi ne olursun! Sende ısınsın ellerim, senle anlam bulsun cümlelerim, kelimelerim.. Sen denince dursun ne varsa akan, adın geçtimi içim titriyor aşk! İçim titresin hadi! Sen konuş ben dinliyim, aksın senden ne gelirse ısıtsın sımsıcak yapsın kalbimi ellerimi. Meleğimsin sen, meleksin.. Günah düşündüğümde yazamayan, sevap düşündüğümde an beklemeden kaleme alan adam, meleğim.. Sessizce nüfus etmişsin ruhuma, sessizce nüksetmişsin heryerime.. Uyandığımda anladım; ben olmuşsun..çoktan biz olmuşuz.. Sevmek sen demekmiş, senle anlamlandı ki, uyandı kalbim. Tamam dedi işte bu, budur! Gözlerde midir huzur? Baktığın heryer neden bu kadar güzel, neden bu kadar renkli.. Renklerde midir huzur? Beyazsın sen.. Benim beyazım..
          "Kalbimin ilk kıpırdadığı anı sığdıracağım ne çok kelamım vardı benim. Yine de bir tek kıpırtısına kalbimin, kelam yettiremedim." İsim sensin, ismin ben.. Nokta konmuş hayatıma vigüller at hadi, yarım yarım nefesler koy paragrafıma, bitti sandığım yerden yeniden başlat beni, Bana nefes alabileceğim dönümler vaad et hadi! Dört işleminde aklımı çıkar bedenimden; eşittir kalbim kalsın hadi! Hala sıcakken atıyorken sana hala, seninkinin yanına koy hadi! Can ver canıma, nefes kat nefesime..
           Birgün biterse eğer bu hikaye, hikayemiz; bırak kaliyim kalbinde, o köşede nolur! Sen yine sev, yine mutlu ol ama unutma bu kadını olur mu? Bu kadın sen diye öpücek dudakları, sen diye sarılıcak bedenlere, sen diye uyucak o adamla, sen diye beklicek işten dönüşünü..Sen diye sevişicek.. Sen diye diye can vericek o kadın! "O" de sen de "O", O vardı sahibiydi heryerimin.. Söz veriyorum ölene kadar sadece seni seviceğime huzurum..

            İSTİRİDYE' DEN.."keşke demek kötüdür; sen de iyiki demeye başla o zaman..", "Sevgi ne demekti? Sevgi; emek demekti.."

20 Ekim 2010 Çarşamba

Bakışını Bakışıma Ekleyerek Bakma Nolur!

           Cesur ol biraz! Sevmiyorum de, olmuyor de! Kestirme yollardan gidicem derken bırakma kalbimi çıkmaz sokaklarda. Anlat hadi! Anlat uzun uzun neyse savaşıp da yenemediğin içinde.. Varsaymadan anlat. Her duygunun var tarifi, vardır, olmalı..
          Geç karşıma hadi! Takın o sakin tavrını, çıkart bugüne kadar taktığın maskeni, yüzünü göreyim.. ve acımadan bana, anlat! Seni sevmem, yada sevmem birini acımayı çağırmadı hiçbir zaman. Severek karşılık beklemedim ben. İşte bu yüzden aşık değilim ya sana, seviyorum seni..
          Ayrılık neden gereklidir? Neden "ikimiz için de en iyisi bu"dur? Neden ben çok iyi olduğum halde sen beni haketmiyorsundur? Denedin(!) Neyi, ne kadar denedin? Neden olmadı? Neymiş özrüm-özrün? Lal olmuş kalbin..Lalken neden kılıflar giydirip süslüyorsun onları? Neden süslenmeden çıkmıyorlar karşıma? Ne bu şimdi! Severek ayrılmak mı (!)
          Benim adıma düşünüp, karar vermeyi bıraktığın an anlayabilicem seni, o zaman berraklaşıcak bulanıklık! Kulun kölenken beş duyum da, şimdi nasıl da anlamamak için kaçıyorlar senden! Bu filmi çok kez izledim, sonu kötü bilirim. ama ona rağmen karşımda ol istiyorum konuş! Konuş ki sana meftun gözlerim birazcık daha izlesinler seni kapanmadan. Bitti..Sadece bitti demek için dakikalardır kıvranıyorsun karşımda. Dakikalar saat, saatler gün, günler hafta olsun istiyorum konuş! Konuş  ki duysunlar seni kulaklarım son kez..
         Yapma nolur! Bakışını bakışıma ekleyerek bakma! Zaman dursun isterdim şimdi..Kal öylece karşımda..Bırak tutiyim ellerini nolur, ne bu soğukluk aramızdaki! Çok şey var söz verip de yapmadığımız bizim! En azından onları yapana kadar gitmesen benden olmaz mı! Çok mu çocukça. Bitiyor mu "sen devri" şimdi? Koca adam bravo!Çağ açıp çağ kapattığın için bedenimde..Ben Leyla'yım.. Anlıyorum onu..Şimdi daha da iyi anlıyorum..Demek ki Mecnunu da senin gibiymiş. Ben seviyorum, sevme sen..Leyla da böyle sevmedi mi! Mecnun'un yanından geçebilseydin keşke..
         Bana acıma sakın! Bil ki söylediklerin için doğru zaman diye bir şey yok! Ben bunu her duyduğumda yeniden sızlicam, yeniden acicak kalbim, yeniden atıcaksın ateşe..Atma defalarca, bir kere at yansın kül olana kadar. Peki..Söyle artık..Nefes alırken doluyor gözlerim, çatlicak artık sızlayan göğüs kafesim söyle..Söyle de bitsin nolur!.............
         ..........................Tamam mı? Bitti mi? Git hadi şimdi. Tutup elinden kaldırma sakın kalbimi, o kalkar! Zaman alsa da mutlaka kalkar, acıyla pratiği çok onun..Yalnız kaldığın herhangi bir gece "geçmişi kurcalama oyunu" oynamak isterse koca adam, aramasın beni sakın..Sakın arama beni! Ben senin yedeğin değilim, sen bu kapıyı son kez kapattın!..

          İSTİRİDYE'DEN.. "Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi?.. "Sevmek" demiş Fuzuli ; " Çünkü sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın!.." 

19 Ekim 2010 Salı

veee..Bambık Piğensesim Gideğğ :(

          Eve gidiyorsun, açıyorsun kapını..Sessiz sakin..Bağırsam yankı yapar, bağırmasam içinde patlar..Yoksun ki ağliyim boşaliyim anlatiyim.. Gardrobu açıp dışarı çıkmak için bir şeyler bakmak hiç bu kadar tatsız gelmemişti. Sen varken öyle miydi! Hazal derdim mavi bluzunu giyebilir miyim? Offf apla yaa valla off..Ben ne giyicem! Ben bunları bile çok özledim. Gardrobunu açmıyorum hiç artık, senle kavga edip giymek güzeldi o bluzu, direk alıp giymek değil..
         Sen yokken baş edemiyorum güçlüklerle, kanadım kırılmış gibi, dengemi sağliyacak yere konabilmem imkansızmış gibi..Sen kalbim, ben soluk borummuşum gibi..Kirli kan dolaşıyor şimdi vücudumda, kullanıp kullanıp tekrar kullandığım kirli kanım. Oksijen lazım bana tekrar tazelenmem için. Sen kardeş değilsin senin bi tarifin yok.. Senin bir adın yok..Sen benim sinsirellamsın, bambık prensesimsin, pamuğumsun, meleğimsin..
         Ölümle en yakındın bir ara..Yani ben de.. Kollarıma düştü pamuktan prenses..Koca gece bekledim başucunda..Ben kapı kitleyemiyorum artık, kapı hiç kitleme olur mu? Gittin sandım, ilk aklımdan geçen şuydu "Allah'ım ben nasıl devam ederim!?" Edemem ki..Devam edemem ki..Yarım kalır-ım..Kalbim olmuşsun artık ya senle gider bu hayat senle çekilir yada çekilmez, etmez devam çünkü..Allah şahit ki; asla çıkmicak aklımdan o gece, o kare..Asla çıkmicak aklımdan sebep olan-lar! Cennet kapılarında beklicekler benim hak helalimi..Sana layık deil ki acı, sen bilmezsin ki kötülüğün ne demek olduğunu..
         Minnacık ellerini alırdım avucuma, ne biliyim böyle olacağını, ne biliyim bu kadar kuvvetli bağlanacağımı..Sen kardeş değilsin senin bi tarifin yok! senin bi adın yok..Hayatta, hayatımda hiçbirşey hiçkimse senden öte değil. düşmanın düşmanım sevdiğin sevdiğim..Rab'bim olan biten ne varsa görür, işitir..Görsün işitsin ki !; Seni incitenin yakasında ölene kadar iki elim de..Öyle bir sendelemek istiyorumki onları, un ufak etmek, darmadağın yapmak.. Pişman olduklarını görmek yetersiz! Ben onlara kendi cennetimde, cehennemden saraylar yaptım, oranın kralları onlar..Bu dünyadaki pişmanlık bana yetmez, ben duymam bile bunu, hatta istemem bile duymak..Ben ebediyette görmek istiyorum onları karşımda iki büklüm..Üstlerine basa basa geçip gitmek, ardıma bile bakmamak istiyorum..Her gözyaşının hakkını verene kadar..Rab'bim bilir tabii ama benim nezlimde "gözyaşın'ın" affı yok. Olmicak da.. Ben AFFETMİYORUM!!
           Seni seviyorum nerde olursan ol özlüyorum..ve dediği gibi Cem'in de : uzaklar sensen eğer tüm yollar da benim ozaman..Zor..Sensiz Çok Zor be Sinsirella'm! 

"http://fizy.com/#s/1lu8ic" bu işte bize ait, bizim olan..

            İSTİRİDYE'DEN..

18 Ekim 2010 Pazartesi

"gibi"..Anca "gibi"..

        Eziliyorum.. Ağırlığının altında eziliyorum sevginin.. Ben sahip çıkamadım bize bu gerçek.. Ağlıyorsam eğer benden..
        Sevgilimm demek istiyorum sana sarılmak boynuna.. Senin olarak oturmak istiyorum Taksim'de..Senin olarak Türk kahvesi içmek istiyorum ŞiiRci'de..Kokunu çekmek istiyorum ben derin derin.. Sakallarından öpmek..Eve dönerken omzuna koymak istiyorum başımı..Demir'den "Belki"yi dinlemek yerine Şebnem'den "günaydın sevgilim"i dinlemek istiyorum..Adın geçse içim titriyor, avuçlarım terliyor, bi başka seviyorum seni..Ben sevgilerin en kutsalını yaşıyorum aslında..Dokunmadan gözlerimle seviyorum seni..Ne garip di mi! Sana aşık, sana meftunlar yazık! Senin olarak süpriz yap istiyorum bana, senin olarak al Nar'ımı (: Ben senin olarak kıskaniyim seni, isimsiz olarak değil..Sevgilin, karın gibi iste benden Centro'daki o saati..Sıkıldığında bana koş hemen, eylülde ekimde arama çareyi.. Nisan'da çiçek açar, herşey yeniden yeşerir. Doğanın uyanışı derler ya, benle uyan istiyorum. Karın gibi sev beni. Karın gibi uyan benle. Ben oliyim kıymetlin sadece..Sabah açınca gözlerimi sana uyanmak istiyorum, uyurken izlemek.. Sen uyandır istiyorum öperek..
          Herkesin adı soyut olsun istiyorum seninki somut..Ben yarımı sende unutmuşum, tamamlanamamak nedir iyi bilirim. Aslında ait olduğunu sandığın şeye ait olamamak nedir çok iyi bilirim.Her yüzde aradım seni, her eli senin elin gibi tuttum, her dudağı senin dudağınmış gibi öptüm. yok! olmuyor! Ben silemiyorum.. Denedim.. Pamuk gibi kalbinde edindiğim odamda artık kalbim sıkışıyor..Ben eziliyorum sevginle.. Sen ol istiyorum..Kızım olsun istiyorum bir tane ama gülüşü sen, somurtuşu sen, ağlaması sen, gözleri sen .. Senden olsun istiyorum neyi varsa..Sonra yatağımız üç kişilik olsun istiyorum.. Ben, sen ve  senden parçam.. Sabahlara kadar oturmak, konuşmak, gülmek, eğlenmek istiyorum. Sevgiyle sadakatle bir ömür sana gitsin razıyım! Her şey gidince elimde avucumda kalan ol istiyorum.  Senin olarak izlemek istiyorum sahildeki apaçileri (:  Elini tutarak gülmek istiyorum onlara  (: Senin gibi sen gibi olsun istiyorum herşey..
         Oysa  ne var yapabildiğim; siyahına pembe inandırdığım kalbimin yanına astığım kolaj çalışması..Bu mu yani! Bu muyum ben! Bu mu hak ettiğin.. Oysa sen kalbini bağlayıp incecik bi ipe attın kuyuya kurtarmak için beni, güvendin bana..Kelimeler bitermiymiş !?  Bitti.. Sen "gibi"..Anca"gibi"..Ben anca bunu yapabilecek kadar cesaretliyim işte.. Ne kocaman dimi yüreğim (!)
         Sen beni boşver sevgilim.. Sen hakedene git.. Ama lütfen söz ver! Cennette olur musun eşim?

15 Ekim 2010 Cuma

Ömrüme Yarım Nefes..

 İş yerimdeyim, sakin bir gün.. Ne duyanım var ne de duyduğum herhangi bir tını..Sımsıkı tutunduğumu farkettim hayata. Bugün daha bir cesur muyum ne (!) Yürekli bir yüreğim varmış..
        Kaybetmemeyi kaybederek öğrendim. Önce bir bir silindiler kalın puntolu sahipliklerim, sonra git gide kayboldular. Zor zamanlardı.. Hani der ya anneler : -" Yatıcaz kalkıcaz, Yatıcaz kalkıcaz bitti. " diye..Keşke öyle bitse hep o istenmeyenler. Ama yok! Afet gibi gelirler ; yaka yıka, kavura kavura geçerler yüreklerden.. Bazen diyorum ki ben ne güçlü bir kadınmışım ,  ne kadar çok acı sığdırmışım kalbime, ne çok şey yaşamışım. Bu nası beden, bu nasıl ruh,  bu nasıl kalpmiş de gıkı çıkmadan beklemiş bugünü. Umutlarım bile umut etmekten yorulmuşken, herşey sicim gibi dağılıp etrafıma saçılmışken, elimdekini avcumdakini bir bir kaybederken; hayata paramparça tutundum..Her yolu deneyip çıkmaz sokakları da bitirdikten sonra karanlığın içinde ufacık bir ışık aradım ve buldum..
        Ben güçlü bir kadınım.. Yalınayak basıyorum ayaklarımın üzerine..Vicdanımı, yükümü taşıyor bedenim toprakta..Yalınayak yürümek istiyorum..Aşk da dahil her gürültüye sağır, hayat filminde acı veren her kareye kör, koşup da bir türlü sarılamadığım yakaladığımı sandığımda da hep bir adım geri giden mutluluğa da kötürüm olmak istiyorum.. İnsanlar kalabalığından uzak olmak istiyorum..Çevremde sürekli konuşup, konuştukları artık uğultu halini alan, "sadece" konuşabilmeyi çok iyi beceren insanları hayat çizgimde taşımak istemiyorum artık. Kokladığım farklı koksun, tattığım ayrı tatlansın, gördüğüm benim görebildiğim, duyduğumsa sadece o an duyduğum olsun istiyorum..
       Hayır diyebilmek istiyorum.. Kocaman HAYIR'larla set çekmek istiyorum cumhuriyetimin sınırlarına.. Kalbimle aklımı tekrar elele aynı patikada yürütmek istiyorum..Kışlıkları kaldırıp yazlıkları çıkartmak istiyorum artık..Mutluluk "Gözyaşları" denen gözyaşından bile uzak kalmak istiyorum..Gülerek mutlu olmak bana yakışan..
       Omuz istiyorum yüreğime, yüreğini koyduğum bir omuz..Katılaşmak istiyorum ben! Tanımasın kimse beni istemiyorum.. Bağırıp çağırmak, kimsenin yaptıktan sonra umrunda bile olmadığı, ardına dönüp bakmadığı, ama beni bana bırakıp üstüme tüm kapıları kitledikleri gibi Kalp Kırmak istiyorum..
       Zorla saymak istemiyorum günleri artık.. beklediklerim olsun istiyorum..Koca adam,koymuşsa paragrafına noktayı ve sen hala yarım nefeslik virgüller arıyorsan paragrafında, hakeden değildir paragrafındaki gizli özne sandığın..İşte bu yüzden hakedenlerin yolunu gözlemek istiyorum sadece..Virgülü sevenleri tanımak istiyorum ben..
       Gitmelerinden korktuklarıma -" sen bilirsin , işte kapı işte sapı! " demek istiyorum.. daha doğrusu diyebilmek..Yarın hemen! Ama hemen! Cesaretle tanışmak istiyorum.. Türk filmlerindeki gibi bir karşılaşma ve ani gelişmeye de varım, evet! Mutlu olmayı becerebilmiş, beceremese de isteyen insanlar istiyorum.. Benim gibi korkak değil, acıysa acı, korkuysa korku her neyse yaşacağı tokat gibi yüzüne vursa da sendelemeyecek insanlar istiyorum..
       Ya ben bir şey diyeceğim ! Çok şey mi istiyorum Allasen  (:
   

14 Ekim 2010 Perşembe

Herşeyden Çok Çok Ötesin..

          Yalnız değilsindir,  ne kadar karanlık olursa olsun etrafın, ne kadar söndürmüşlerse de ışıklarını kalbinin, tutar çıkarır ışığın yanına seni.. Mutluysan mutlu, mutsuzsan mutsuzdur..Senle gülüp senle ağlar..Sensen eğer mevzusu..tamam! Herşeyi alır arkasına, kendi kocaman yüreğine çarpsın ister dertler önce, sana çarpmasındansa..En hafif rüzgarlarda sendelen ister, en ağırında yere düşmendense..Kocaman yüreğinde yumuşatır yükünü, der ki : - "hadi paylaşalım.." Avuçlarını alır avuçlarının arasına birşey demez, demesi de gerekmez..
          Sen çabalarken derdini , ağlaya zırlaya, anlatmaya çalışırken ne varsa olan biten; o çoktan sarıp sarmalamıştır kırık kalbini,  çoktan kucaklamıştır ne varsa yerle bir eden seni..Yıldızlar takıp takıştırmıştır çoktan karanlık gökyüzüne..
          Hayatının 4 yılına ortak olur, sonraysa bütün ömrüne.. Varsa derdi, derdin olur..Her evrendedir, her evresindesindir..Öyle bir yürek ki ondaki ; sen ağladığında inciler yere damlamadan omzundadır başın zaten..
          Teşekkür ederim dostum hiç bir incime kıyamadığın için..Hep ol, hep iyi ol olur mu?

            İSTİRİDYE'DEN  ; "Safa" sürmek..

13 Ekim 2010 Çarşamba

Gel.. yada dur dur! git!


           Yollar girsin aramıza..Mevsimler.. Hayatlar.. Kocaman bir gökyüzü girsin istiyorum aramıza.. Tanımamalıydım seni.Doğru olan buydu belki de. Ne gariptir ki pişmanım diyemiyorum, değilim.. Nereye gitsem benleydin. Kimle olsam yanımdaydın. Konuşmak istesem sesim, bağırmak istesem çığlığım, ağlamak istesem incilerimdin.. Bu kadar benken sen, bu kadar ben olmuşken git istiyorum evet. İstemiyorum belki de.. Aklımla kalbim aynı hatta yürürlerken bir dönem, şimdi birbirlerinden bi haberler..Git istiyorum evet! Tamamen çık git.. Kalbimin yollarına koyduğun taşlarını da al git istiyorum..Duymayan, görmeyen biri gibi yaşamak istiyorum artık.
         Hatamısın? Hatamı yaptığım? Kadermisin? Benlemisin bensiz mi devam edeceksin? Mutlu musun? Mutlu muyum? Günahsızlar ne olacaklar şimdi?  Öyle çok seviyorum ki seni bazen diyorum ki "SEN GEL;  GÜNAHLARIN DA ACILARIN DA PİŞMANLIKLARIN DA UMUTLARIN DA SENİNLE  BERABERİNDE GELSİN", duruyorum sonra.. bir sessizlik.. Günahsızlar ne olacak şimdi?..Tertemiz miyiz? Öyle mi seviyoruz? Ben seni, sen beni gerçekten hak ediyor muyuz ? Ben sana sen bana uygun gökyüzüleri miyiz? Parlamalı mıyız birbirimize gerçekten?  Ben derdimi anlatamayan, sen anlayan. ben sessizlik; sen heceler, kelimeler, cümleler.. Ben sadece ağlayan sen zaten beni okuyan.. Yanlış zamanda doğru adam tanımak bu işte.. Aklıma hakim olabildiğim kadar kalbime de hakim olabilsem keşke.. Aklıma direktifler verebildiğim kadar kalbimle de konuşabilsem öyle, kapamasa kendini bana bu kadar..  Huzur sensin.. Sahip olduğumsun, olabileceğim en mükemmelsin..Sen benim olmalıydın, ben de senin.."Hayatımda keşke denilecek hiçbir şey yaşamadım ben diye böbürlenen bana, sen tanıttın "keşke"yi..  Keşke be! keşke .. İçimde çözüldün sen.. Dağıldın içimde; bütün organlarıma..Karıştı ruhun ruhuma, saçlarım saçlarına, parmakların parmaklarıma, nefesin nefesime.. Ne yaptıysam senle ben değilim pişman.. Yine yine yeniden yaparım.. ""Bariz boynumu bağladım balona..şimdi baya bir yükseldim yerden.."" Kendimi unutmak istiyorum ve gerçekten öyle bir sarhoş olmak istiyorum ki bir an bile olsa çık git istiyorum aklımdan..Ya seviyorum ben seni, basit değil seni seviyorum ben.. Kalbim kalbine kenetli, ayrılamaz.. Ayrılmasın.. Ayırma..Seni    seviyorum.. "İstiridyen'in içinde yaşamaya razıydım, inci'n olmalıydım"..
               
    İSTİRİDYE'DEN..

10 Ekim 2010 Pazar

"Aynı Ben'in Farklı Elde Yepyeni Bir Hal Alması.."

         Yok ! artık mutlu olma zamanı.. kabuk tutmuş yaralarımın kabuklarını attığı , artık ciğerlerime nefesimin dolduğu zamanlar.. biliyorum ki zaman geçicek senin gelip geçtiğin gibi kalbimin üzerinden..Benim hala umudum var.. benim hala benden umudum var..Senden mi ? komik olma sen benim günlüklerimde kalıcaksın artık! tamamen silip atıcam seni.. ben'le  ben olmaya çalışan ve içimi çürüten savaşımı ben kazanıcak sonunda.. ben o günleri de görebilicem biliyorum.. Nefes aldığımda doluyodu gözlerim ne farkettim biliyomusun? artık ordan geçebilip yüreğime damlıyolar sadece..ben güçleniyorum galiba.. oskara aday olup ödülü alıp teşekkür edenlerden sahnede, ne farkım var ki ! Teşekkür ederim sevgilim. Beni büyüttüğün için, acının en acısını, yalanın en masumunu ve göz kapaklarıma kapanmamayı öğrettiğin için..Teşekkür ederim sevgilim..
          Ruh aslında uyumazmış..Rüya aslında gördükleriymiş ruhun gezinirken.. Taki sen ruhumu bedenimden ayırana dek böleydi benim için de.. ama takrar kavuşucaklar bedenimle ruhum.. tekrar gezinicek alemlerde tekrar hissedebilicem kalbimi.. Yerine koyabilseydin bari kalbimi giderken.. Un ufak edip kalıntılarını bırakmışsın sadece.. yazık değil mi! bana.. ona...biz'e.. Parçaları toparlamakla geçicek uzun bi zamanım..toparlicam ama.. sımsıkı yapıcam onu eskisi gibi kan akabilicek ona da.. Diğer organlarımdan farkı kalmicak artık.. Bağlanıcak damarlarım tekrar sımsıkı o'na.. Muhtemelen yorgun olucak uzun bi zaman.. inzivadayken ben ve o napıyo olucaksın o zaman merak ediyorum.. Uzanabildiğin son noktadasın sevgilim.. Kollarımla uzanamadığım ama uzanabildiğin en son noktadasın...
         Ben aynı ben'im.. Senin yoğurduğun, senin şekillendirdiğin, senin sıkılıp bozup yine yine yeniden şekiller verdiğin ben.. Farklı insanların ellerinde farklı nefeslere karıştırdın beni.. Mayama farklı mayalar karıştırdın.. teşekkür ederim sevgilim yepyeni bir hal aldım sayende..
        Ben aynı benim sevgilim, Farklı ellerde yine ben olucam.. Sen gibi sevicem o adamları da.. Sen gibi öpücem dudaklarından.. Hala kırmızıyken dudaklarım, kaybetmeden rengini.. git nolursun!
               İSTİRİDYE'DEN..

9 Ekim 2010 Cumartesi

Canım mı?! Yanmadı ki Hiç!


Ne fark eder ki zaten gözyaşımla başlamadı mı bu hayat! Ben zaten acıyla kardeş gelmedim mi bu dünyaya! O yüzden ne fark eder ki acıtılmak.. Acıdan katlansam da karşında, her nefes alışımda sızlasam da acısam da inan bir damla gözyaşımı akıtmayacağım söz veriyorum kendime. Uyuşan ellerim, acıdan katlanmış yüreğim, içimin çığlık çığlığa fırtınalar kopardığı ama senin zerresini bile duyamadığın ve duyamayacağın çığlıklarım, kocaman dünyada küçücük kalmışlığım, tek bir lafınla yerle bir olabilecek olan ; oda oda sen doldurduğum evim, kalbim.. İşte bu yüzden ne fark eder ki acıtılmak; ne fark ederim ki karşımda titremeyen merhamet bile edemeyen o gururlu yüreğin için.. Aslında yalnız olduğumu, korkularım olduğunu, sıkıca tutunduğum kalpten, kalbinden sendeleyip düşebileceğimi öğrettin bana bugün. İyi bir öğretmendin belki de, belki de taktın yine acımasız aşık maskeni ki; düşerken bana tutunabileceğim hiç bir şey bırakmadan kayıp gitmişsin ellerimden.. Öylece düştüm biliyor musun? Açamadan kanatlarımı, tutunamadan bir yerlere.. Canım mı ? Evet hemde çok yandı.. Heryer, herşey şeffaf artık.. O güne dönmüşüm gibi sanki yeniden ağlayarak başlayabilirmişim gibi.. O kadar güçlüyüm ki artık! Kalk demeden sen ben koştum aslında. Her yerinde gezindim kalbinin. Bir oda seçtim kendine en güzel yerinden evinin.. Hiç gitmeyeceğim sandığımdan eşyalarımla gelmiştim yerleştirdim herşeyimi ki git deme diye sımsıkı tutundum oraya. Ben! Sadece ben yaşıyorum sandığımdan nefesimle ısındı o oda.. Halbuki üşümüyormuşsun.. Desene –“Bir oda bir salon değildi ki evim”. Gidenin hiçbir zaman dostu olmayacak! Bu böyledir! Yarımsın artık yarım bıraktıklarınla dolu güzel sandığın odaların.. Sen aslında her odada bir can bıraktın yarım. Her bırakılan yarım can sürüklenerek çıktı evinden, Acı mı? Hayır asla! Sen acı çekemezsin! Onları aşkla sevemedin çünkü, aşk dediğin; elini attığında kolayca ulaşabileceğin yerinde sakladığın o kirli maskeni yalandan taçlar takıp süsledin sen.. Kanatlarımı un ufak edinceye kadar ufaladığını hatırlıyorum, sana dönüş kapılarımı tamamen kapatıp geri dönüşlerim için sıkıca kitlediğini.. Beni benden iyi tanıyan sen biliyordun ki –“Ah” deyip açtığında gözlerini ilk benim gözlerimi görecektin.. Acılarını acılarımla kapatıp, akan kanlarını ellerimle temizleyip yaşayabilmen adına son nefesin olacaktım.. Sen sadece korktun! Sevmekten, bu kadar sevilmekten.. Yazık! Yüreğimi sana çok tutuktu halbuki.. Sana süslenmişti sadece, senin yüreğinde can bulabildiğini anlamıştı aslında..
İçimden geçen anılarım, üstümden geçen acılarım var.. Kendime bile itiraf edemediğim günahlarım, dokunmaya bile kıyamadığım, kapılarını kapatmış bir kalbim var.. Her nefes alışta yaş dolan gözlerim, sızlayan bir göğüs kafesim var.. Tutunmayı becerememiş, tutmasına izin verilmemiş mimli ellerim, oda oda senle doldurulmuş bi evim var.. Ayakta kalmak için direnen, rüzgar çarptıkça sendelese de düşmeyen bir gururum var.. Ne yaparsan yap, ne kadar acıya boğarsan boğ beni, ne kadar sert tokat olsa da rüzgarın sakın unutma!; tek bir gözyaşınla eriyip gidecek bedenim, feda istesen feda olucak bir canım var..
                    İSTİRİDYE'DEN..

Doğu'dan..çok Doğu'dan


Ufacık ! Yüzü olmayan bi kadının arsızca meydan okuyuşu bunun adı belki de.. Sessizce ağladım içimdeler sevgili gözyaşlarım..Hiç bir zaman senin gibi kelimelere dökemedim dökemeyeceğim de acımı biliyor musun?. Sen hep güzel anlattın aşkını; hatta acılarını bile. Acılarını bile süslerdin sen. Gözlerim dopdolular uyuyamaz mı insan hiç..uyuyamaz evet..Hiç bir zaman sen gibi sevmeyi beceremedim biliyor musun?.. Merhamet getirir derdin ya acı çekmek; ben merhamet etmeyi bile beceremedim Biz’e..Yok oluşumuzu köşeden izledim, ellerimi kollarımı bağladım.. Nefes olduğunu nefessiz kaldığımda anladım.. Hayatım boyunca boğazımda yutkunamadığım bir yumru olarak kalacaksın.. “Senle çok günahlar işleriz biz” derdin hep.. “Sen bırakıp gitsen de biz birbirimiziniz ve ilk fırsatta koşarız birbirimize gene”.. Yeni hayat diyerek gitmiştim ya yenilenemedi hayatım senden kopmayı beceremedim çünkü. Bir parçamı sende bıraktığımı kalbim her zamankinden daha çok sızladığında idrak ettim. Hep geç fark ederdim dimi Biz’i.. Düşünmemek en iyisi dedim seni benden beni senden uzaklaştıracak mutlu olmamı sağlayacak her yolu denedim.. Ama yok! Sanki zaman da dahil her unsur seni hatırlatmak için varlardı. Yada ben görmek istediğimi gördüm gene... Ben hiç bir zaman sen kadar cesur olamadım biliyor musun? Sen gibi sahip çıkamadım bize sen gibi arkama atamadım herşeyi..SEN YETER Kİ GEL, SENLE BERABERİNDE ACILARIN DA GELSİN! Diyen bu adamın aşkına sahip çıkamadım biliyor musun? Sen kendi hayatından çaldın.. Bense izledim.. Ben hiç sen kadar sevmedim kışları biliyor musun? Kışlarım pişmanlıklarımı hatırlattı çünkü bana hep! Sanaysa masum aşklarını, acılarını, sevinçlerini vs vs.. Sen masumdun çünkü ben hiçbir zaman sen gibi masum kalamadım biliyor musun?.. Kendimi kirletmeyi becerebildim..Aşka inanmadığım için yaşadığım gibi inanmaya başladım kirlendim de.. Sen derinlerine gömdün beni.. Bense senden sonra öğrendim Sevmeyi.. Varmış.. Ben de ellerimle gömmüşüm meğer..BİZ’i.. Ne denir nerden başlanır hiç bir fikrim bile yok.. Şuan diyorum şuan karşımda otursa ne diyebilirim?! Kocaman bir hiç.. Ne diyeblirim ki sana, saflığına.. Yaşın büyüktü benden ama ben bu dünyada senden daha az varolmama rağmen okadar çok kirlenmişim ki aşkı bulup çıkarana kadar derinlerimden; bittik bile.. Aşkımıza kol kanat gerişlerin geliyor aklıma.. Nolursa olsun bırakmayışın.. Kendime dair ne acıdır ki birşey hatırlayamıyorum Ben senin kadar güzel sevemedim biliyorum.. Bıraktığım gibi kalmadı herşey bunu da biliyorum.. Zaman geçti tozlandık biliyorum.. Bir gün mutluluğu bulduğunda bir şey rica etsem keşke .. Beni gömme olur mu bir köşende bırak beni.. Zamana bıraktım bizi biliyorum.. Kendime sadece acıyorum inan.. Sen benim kahramanımdın her zaman hep derdim senin gücün beni ayakta tutan güç.. Ama neyden eminim biliyor musun? Elimde çantam gelsem kapına baya bir azar yerim belki ama gene gene gene sımsıkı sarılırsın bana.. Çünkü ben biliyorum ki ben senin her zaman en çok kızdığın ama en çok kıyamadığın yanınım.. Seni seviyorum.."Seveceğim hem dünyada hem ukbada.."
                 İSTİRİDYE'DEN..

Un Ufak..

09.10.2010

Parça pinçik olmuş kalbime vurmasan keşke defalarca.. O kadar bensin ki artık git bile diyemiyorum sana korkuyorum.. gitme.. gitme ki bende sürüklenmeyeyim seninle. Defterimin adı sevmekmiş, sevmek; aslında varmış, senle başlamış senle de bitmiş. İstemediğim tek şeydi “KEŞKE” demek.. Ama “keşke” olmasaydım. Olmasaydın bile diyemiyorum sana o zaman olamamaktan korkuyorum belki de okurken beni ; bu halinle bile bencilsin diyorsun içinden bana gene. Meğer ne yüce bişeymiş sevmek sevilmek sevebilmek.. Tekrar keşke ( ki en acı keşke budur hayatımda ); sevebilseydin beni sil baştan en başından.. Actığım yarayı nasıl kapattın? Nasıl becerebildin bunu? Bana da söylermisin bu kocaman sırrını? Kurtarır mısın beni de yaralarımdan acılarımdan..Yapar mısın bu hainliğime karşılık bu iyiliği bana? Normal biri gibi, tanımadığın bir kadına tavsiyeler verir gibi tavsiyelerde bulunur musun bana da? Gitme dediğinde gittiğimi hatırlıyorum ne kadar doğru bir karar verdiğimi sanıp gittiğimi.. Kimse yok muydu etrafımda bana dur diyecek? Gitme gidersen yarım kalır-sın diyecek? –“Ben bizi dağıtamam ki gitmek bana yakışmaz.” derken kalbim; neden durmadınız ayaklarım peki? Nasıl acıtabildim seni nasıl bıraktım ellerimde sımsıkı tuttuğum BİZ’i.. Attığımda havada toz bulutu olduk sicim gibi dağıldık gökyüzüne.. Bir şey kaldı düşen sadece yere karışmadı toz bulutumuza. Ama o zaman merak edip bakmadığım o şey BİZ’in sen olan yanıydı belkide.. Senin BİZ’e sahip çıktığın parçasıydı toz bulutumuzun..Gitsem o yere yine, ordamısındır hala? Benim dağıttığım yerde duruyor mudur BİZ’e sahip çıkan yanın? Kırılmadan toz olmadan? Kaldırıp tutsam ellerimle, BİZ’e sahip çıkan yanımı da koysam ben de yanına, bu sefer bütün olurlar mı? Titresem de düşürmem bu sefer BİZ’i söz!..
                   İSTİRİDYE'DEN..

09.10.2010



         Bilirim.. Esas olandır ya mutlu olmak.. Becerebilsem ne ala.. sevgi sandığımı kucakladım taşıyorum.. seni sevip sevmediğimden bile emin değilken ömrü ikiye bölmek mi.. şimdi mi ? Bu kadar yorgunluk.. Bu kadar yol taşımışken ben seni, omuzlarımdayken ellerin "hayır! ben gelmek istemiyorum" desem şimdi mızıkçılık mı yapmış olurum ?
        Arkama bile bakmak istemiyorum desem..çok mu acimasızca olur ? evet.. Arkama bakarsam oyuna devam ederim çünkü bakmazsam ancak gerçek ben olur mızıkçılık yapan.. Yılları eskittik yıllar bizi eskitemedi dediğimi hatırlıyorum.. yıllar eskitemedi evet ama ben eskidim inan.. Artık antika bi eşya oldu kalbim bu dünyada yapacağını yaptı ve artık tozlu rafında aldı yerini.. belki bi evin süs eşyası olmayı beklio haberim yok.. sen mutluyken ben, kalbim senin ellerindeyken, sen sıkıldıkça sıkarken avuçlarını, damlatırken kalbimden aşkımı kırmızı kırmızı, sütlimanken herşey nezlinde, kalbimle konuştum ben; yazık! avuçlarından damlattın kırmızılarımı.. ve sen aslında daha da cesur oldun hep benim yapamadığımı; arkana bile bakmamayı ustalıkla icra ettin..Sen bunu yaparken ben : -" Bir çığlık Atsam Duyulur mu? " diyen kalbime eğildim sessizce " sen karanlık olmayı seçtin oysa yıldız, o böyle bütünleştirdi sizi, duymaz!" dedim.. " o uzakken sen yol olmayı tercih ettin o işe bağrında binleri barındıran kocaman bi şehir, o böyle bütünleştirdi sizi duymaz!".. Tek isteğindi cennette de onu yanında isteyebilmek, o sadece burayı var sanandı.


SENİ SEVİYORUM!! ne kadar çok söylendi bu cümle, buydu eskiyen sevgilim..sen ben değil buydu.. ya sevmeyi beceremedik yada tutamadık avuçlarımızda..kayıp gitti..

      Nolur anla beni ben gelmek istemiyorum! oyundan atılıcam biliyorum ama ilkdefa umrumda değil..umrumda değilsin..sırtımdaki yükü bırakıp bi kaldırıma sahipsizce kalsın istiyorum. bizim başaramadığımızı başarabilen çok leyla çok mecnun var çünkü..Seni Allah için sevdim ben.. Şimdi artık güle güle.. çünkü Ben gelmek istemiyorum!

                      İSTİRİDYE'DEN..

7 Ekim 2010 Perşembe

07.10.2010


hayatıma kaldığım yerden devam etmem gerektiğini biliyorum kaldğım yer hakkında bi fikrim yok nerde bıraktım en son çok mutlu olmayı adam gibi yaşamayı onu da bilmiyorum, ondan da bi haberim.. ne warsa deviriyorum önümde ama sonra işin garibi eskiden bakan ben şimdi dönüp bakmıyorum bile arkama devirdiklerime.. kayıp gidiyo gibiyim giderken kayarken neleri kmleri sürüklüyorum eşimde paçalarımda bilmiyorum. hayatın neresnde kaldım hiç bilmiyorum. kimlerinin hayatlarının nelerinde yada.. kimin ne kadar umrundayım .. yada ne kdr umrunda olmalıyım ondan da bi haberim.. yaptıklarımı yakıştırmıyorum yakıştırdıklarımı da ben yapmak istemiyorum.. neden hakaten hep kırmızı pelerin ben oluyorum. bişiler olup bitio etrafımda aslına ben başrolken sanki figüran gibi davranıyorum. yanlış varsa eğer etrafımda o mutlaka ben hariç birinindir diyerek hatalıyı aramakla geçio ömrüm, hatalı benken.. bulamayınca da böyle işte insanlar diyorum.bu kdr adiler diyorum. aynaya bakmadan.. insanalrdan bişiler bekliyorum ama beklememem gereken saçma şeyler.. buna rağmen o insanlar okdr özverililer ki bu beklentinin,ilginin kat ve kat fazlasına boğuyolar beni ama ben bi kere ilgisizlik gördüm mü yada beklediğim olmadı mı hemen yakıştıramıyorum ona inanılmaz kırılıyo kalbim haddimi bilmiyorum gerçekten hadsizce davranıyorum çoğu zaman..yalnızım diyorum sürekli.. gidiyo mu insanlar ben mi kovuyorum habersizim. tercihlerim garip tercih ediyorum sanıyorum ama aslında tercih edilenim haberim yok. hayatın ittiğini hissediyorum beni bildiğin duvarlar koyup dört tarafıma sıkıştırdığını ya sen pes et yada ben bu şekilde devam edicem dediğini duyar gibiyim. hayatta en korktuğun şey die sorduklarında herzaman yalnız kalmak dedim bugüne kadar. düşünüyorum da kaç kişiyi bu korkuya maruz bıraktım acaba ben kral koltuğumda rahat rahat keyif yaparken kaç kişiye huzurumdan çekilebilirsiniz dedim kimbilir..gerçekten çoğu konuda acıyorum kendime.. bazen ki herzaman olamaz bu ama kendimi dışardan biri gibi izliyorum herşeyimi o aman diyorum ki yazık sana ya wallahi yazık! beni anlayın beni anlayın deyip dururum hep insanlara ya bu insanlar o kadara vefalılar ki bi kere bile e sende bizi anla mübarek demediler bana, el üstnde tuttular incitmemek için napıcaklarını şaşırdılar. her gece yapttığnda ilk ne düşünürsün derler ya bazen arkdşlarn vs derimki , ki gerçekten de bu böle , bugn birini incittim mi öleyse gönlünü almakiçin uğraşiyim vs vs.. ama bakıyorum ki bi süre sonra öle bi hal almış ki hesaplaşmam resmen karşımdakine kızıyorum sövüyorum haksız hale getiriyoru kafamda. ama sonra özür diliyorum yine mesaj atıp yada arayıp yada görüşüp.. insanlar beni biliyolar bu huyumu da ve tavır hep şu : cansu nasıl olsa gelicektir aramama gerek yok ve dedikleri gibi de olur hep.. ben bundan bıktım. gülerim eğlenirim herkes tarafından böle dendi hep nekdr neşelisin hayat sana güzel valla.. halbuki bilmiyolar ki içimde savaş var.. yemin ederim ki içimde savaş var.. resmen benle ben olmaya çalışan yanımın kavgası artık çürütüo ne varsa içimde.. engel de olamıyorum çok güçlüler çünkü.. saatlerce günler ağlasam temizlenirmiyim acaba.. yıkanırmı akıp gidermi ne varsa böle pis kirli içimde.. aynaya küsmek hep komik gelirdi koik bi laf.. yok gerçekten küsülüomuş bakmak istemiosun rhtsz edio artık..ne zaman vicdanınla savaşıosan o zaman aynalar da dar gelir odalar da kaçmak istesende kaçamazsn nereye gtsen gelir senle çnkü.. bi eli hep boazındadır sıkar sıkar sıkar .. bazen unutturur kendini bazen öle bi sıkar ki nefes aldırmaz.. bu sıra eli baya bi üstümde.. okdr bunalmıştım ki bu sadece okyanusta katre.
                     İSTİRİDYE'DEN..