Az evvel bir yazı okudum ve hayatımda bu denli etkilenişim yalnızca iki kez olmuştu, bu üçüncü.. Gözlerimden yaşların akmasına engel olamadım. Farkına bile varamadım hatta aktıklarının.. Bir film varmış adı: "Prayers for Bobby". Gerçek bir hayatın kitaplaştırılmış ve film halini almış şekliymiş. Bugünümü dolduran okuduğum bu yazı beni o kadar etkiledi ki hala basarken tuşlara içim acıyor.
İnsanlar kimi zaman tercihler yaparlar, ve bu tercihler herkesçe onaylanmayan tercihler olabilir. Saygı dediğimiz şey sanırım burada devreye giren, şekillendiren olgu oluveriyor. Kimine göre hayat kolay olabilir, kimine göreyse haddinden fazla zor.. İnsan hissettikleri adına yargılanmamalı. Maalesef hissettikleri adına yargılanan, dışlanan hatta ve hatta şiddete maruz kalan bir sürü insan var. Biriyle tanışmıştım; uzun uzun kendini anlattı ve ben de gözlerinin en derinine bakarak dinlemiştim onu. Bana öylesine sarılmıştı ki; onu bırakmamamı istediğini söyledi ağlayarak. Ben önemini o zaman anlamıştım bir şeylerin. Evet bu arkadaşım "eşcinseldi." Ne yazık ki gördüğü muamele yüzünden ona iyi gibi davranan ve onu dinlermiş gibi yapan herkesin bu zamana kadar malzemesi olmuş biri. İçim sızladı. Bu insanların acınası insanlar olmadıklarını bağırmak istedim Beyoğlu' nun ortasında. Ben onları ayırt etmiyorum diğer herkesten ve "o tip insanlar" şeklinde belirtilmesinden bile hoşnut değilim. Bu durum O' nun tercihidir. Ben nasıl bu şekilde olmayı tercih etmişsem O da o şekilide yaşamayı tercih etmiştir. Bu tercihi yapmış insanlara hastalıklı gibi davranılmasından nefret ediyorum. onların da bir onurunun olduğunu benden bizden zerre farklılıklarının olmadığını hiç bir zaman unutmadım ve asla onurlarını, kalplerini kırmadım. Çünkü benim de bir onurum var ve insan onuru şerefi için yaşar. Bu tercihi yapmış olan insanlara uzaylı muamelesi yapan insanlar asıl "o tip insanlar" şeklinde değerlendirilmesi gereken tiplerdir. Çünkü saygısız insanlar bir türdür. Bu sebeptendir ki türlemeye maruz bırakılabilriler. Ben bu tercihi yapmış insanlara bakamıyorum bile, yanlış anlaşılmaktan korktuğumdan. "O da diğerleri gibi bakıyor işte" damgasını yememek adına. Çünkü ben onların da bir hayatı olduğunu düşünüyorum. Toplum içerisindeki o kırıcı sözleri esefle kınıyorum. Yakışmıyor, hoş durmuyor. Onurlarını zedeliyorsunuz. İçlerindeki iyiliği öldürüyorsunuz! Tutunmaya çalıştıkları dallara keserlerle saldırıyorsunuz. Onların tercih ettikleri hayatı tercih etmemiş olabilirsiniz, hatta hoşunuza da gitmeyebilir. ama kaliteli bir insana yakışan; hiç olmazsa sessiz kalmak ve deler gibi bakmamaktır benim nezlimde.
ve aileler.. Bu tercihi yapmış insanların tutunduğu ilk ve son dal olması gereken tek yer. Dışlanan çocuklar kendi çocuklarınızdır. Her şekilde kabul edilmesi gereken evlatlarınızdır "ne hal ederse etsin" diyerek kapının önüne koyduklarınız. İnsanın hiç mi sızlamaz içi merak ediyorum. Nasıl alır içi bir insanın bunu yapmak ona hiç aklım ermiyor. Herkesten, her şeyden kaçarak tek koştukları yerdir sizin göğsünüz. Buna karşılık buz gibi yaptığınız yüreğinize zorla giremeyeceğini anlayan insanlar da yalnızlığı tercih ediyor maalesef. Duyarlılık, hassasiyet ve her şeyden de önemlisi SEVGİ bu kadar paylaşılması zor olan, kriterleri olan bir şey midir ki? Bana sevginin koşulsuz olduğu öğretilmişti halbuki.
Onların çığlıklarını kocaman ellerinizle bastırmanızı hazmedemiyorum. Söyleyecekleri çok şey oldukları halde sessizce kendilerine pay edilen hayatı yaşamalarını da.. Birileriyle konuştuklarında neden hiç susamadıklarını; o insanı tanıyınca anladım. Konuşmaya o kadar ihtiyaçları var ki, yargılanmadan, tarafsızca. O kadar hisli ve o kadar duyarlılar ki, şaşılası bir şey. Kendini bir bok sanan, güya çok sağlam tercihli insanlara sesleniyorum! Sizin gibi bir hayat yaşamak isteyen insanlar var bu hayatta, saygı bekleyen, ama sayenizde sessizliği zorla tercihleri arasına soktuğunuz.. Her yerde deler deler bakan insanlarsız rahatça oturmak muhabbet etmek isteyen, her şey hakkında fikirlerini rahatlıkla beyan etmek isteyen ama sayenizde susturulmuş milyonlar var Dünya üzerinde.
Maaleseftir ki ben hepiniz adına utanıyorum ve hepiniz adına bu tercihi yapmış insanlardan özür diliyorum! Aşağıda Bobby' nin annesinin bir itirafı var; çok rica ediyorum bunu okuyun!!!
"EŞCİNSELLİK BİR GÜNAHTIR.
EŞCİNSELLER SONSUZA KADAR CEHENNEMDE YANACAKLARDIR.
DEĞİŞMEK İSTERLERSE, GÜNAHA SIRTLARINI DÖNERLERSE EĞER;
TEKRAR NORMAL OLABİLİRLER.
İŞE YARAMAZSA TEKRAR TEKRAR DENEMELİDİRLER."
"Tüm bunlar oğlum Bobby' nin eşcinsel olduğunu öğrendiğimde ona söylediklerimdi. Bana eşcinsel olduğunu söylediğinde tüm dünyam altüst olmuştu. Hastalığını tedavi etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım. Sekiz ay önce, bir köprüden atlayarak intihar etti. Eşcinsellik hakkındaki bilgisizliğimden ötürü çok pişman oldum. Bana öğretilen ve söylenen her şeyin bağnazlık ve insanlıktan çıkma olduğunu biliyorum artık. Bana söylenilenlerin ötesinde biraz araştırma yapmış olsaydım, eğer yalnızca bana içini döktüğünde oğlum Bobby' yi dinlemiş olsaydım; şimdi bu kadar pişman olmazdım. Tanrı' nın Bobby' nin nazik ve sevgi dolu ruhundan memnun olduğuna inanıyorum. Tanrı' nın gözünde iyi yüreklilik ve sevgi herşeydir. Bunu, eşcinsellerin sonsuza kadar lanetlendiğini tekrar tekrar ona söylerken bilmiyordum. Bobby' e hasta, sapık ve çocuklarımız için tehlike oluşturuyormuş gibi davrandığım zamanlarda hassasiyetini ve onurunu yok etmiş oldum. Son olarak, ruhu paramparça oldu. Bobby' nin üst geçide tırmanıp doğrudan yola, kamyonun altına atlaması Tanrı' nın istediği değildi. Cemaatlerde size Bobby gibi yabancı gelen çocuklar var. Her "Amin" dediğinizde sizi dinliyor olacaklardır. Yakında dualarında sessizlik olacak. Tanrı' ya yakarışları, anlayış için; kabul görebilmek için ve sevginizi hak edebilmek için. Ama sizin kininiz, korkunuz ve "eşcinsellik" kelimesine olan bilgisizliğiniz bu duaları susturacaktır. Bu yüzden evinizde ve/veya ibadethanelerde "Amin" demeden önce düşünün. Düşünün ve hatırlayın. Bir çocuk sizi dinliyor."
Bobby sevgiden vazgeçti, umarım siz vazgeçmezsiniz!


Çok karışık bir konu. Onlarda normal birer insandır tabi ve tercihleri kendilerini bağlar.
YanıtlaSilFakat böyle bir durumda hem kendi düşüncelerini paylaşması, hem toplum vb. konulardan dolayı kişinin psikiyatrik bir tedaviye ihtiyacı olduğu düşüncesindeyim.
Bana kalırsa bu gayet normal birşey. Dışarıdan sağlam gibi görünen bizler bile içimizde neler barındırıyoruz kim bilebilir?
FeRaŞe,
YanıtlaSilŞimdi de senin bu duyarlılığın beni çok etkiledi. En yakın arkadaşlarım bile bu kadar umursamıyor bu ayrımcılığı-ötekileştirmeyi. Ne güzel bir insansın sen. Arkadaşını da kıskandım. Kalbi sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Çok teşekkür ederim...
@Engin Zahid; Biliyomusun etrafımda bu tercihli ço..k insan var ve hepsi güya çok sağlam tercihli o mallardan çok dah akaliteli insanlar. Ben nasıl o insanlara saygı duymam ki! Her ah deyip başımı kaldırdığımda gördüğüm ilk gözler onlara aitse ben nasıl nankörlük edebilirim ki. ya herşeyi geçtim NORMAL olduklarını artık nolur herkes anlasın ya! tek isteğim bu, tercihlerine saygı duyulması. T.ederim güzel düşüncelerin için :)
YanıtlaSil@StummScream; Ben hastalı olduğunu düşünmüyorum, normal dışı olabilir ve dediğim gibi belki san anormal de gelmeyebilir :) ama işte tercihtir. he san ader ki ben boyle olmak istemiyorum, o zaman o artık o insanda hastalık halini almıştır ama memnunsa bu kimseyi bağlamaz kanısındayım. kısmen katılıyorum sana yani.öpüldün.
YanıtlaSil@FeRaŞe
YanıtlaSilSevindim =)
Sevgili @FeRaŞe; öncelikle duyarlılığın ve Dünya görüşün için seni tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum :kalp:
YanıtlaSilEşcinsellik tercih değil; yönelimdir. Eğer tercih dersek bu seçilebilir bir durum haline gelir göz rengimizi nasıl seçemiyorsak cinsel yönelimimizi de seçemiyoruz. Ben kırmızı kazağımı giymeyi tercih ediyorum bugün ama 2 gün sonra sıkılıp mavi kazağımı giyeyim diye bir durum yok öyle bir şey olsa idi inan çoğu eşcinsel "eşcinsel" olmazdı. Başta ben :D
gerek toplum gerekse aile de, ötekileştirilen, yalnızlaştırılan, öldürülen, yok sayılan, ahlaksız! olarak nitelendirilen hiç kimse bu sıfatların yükünü taşımak durumunda kalmazdı.
Yukarıdaki düşüncelerim beni bağlar orası ayrı :) yazın için tekrar teşekkür ederim, tercih yerine yönelim olduğunu belirtmek istedim naçizane