4 Nisan 2012 Çarşamba

Feraşe "Yakamoz" Gibi Bir Kadınmış..

Bugün bir şey söylendi Feraşe'ye ve Feraşe bundan çok etkilendi. Buyrun burdan yakalım;
Ben yakamoz gibiymişim. 
Önce çok klasik geldi açıkçası, çok da alaturka.. Ama daha sonra daha da derinine indi sayın söyleyen. Gece olur, gece olduğunda Ay çıkar, Ay çıktığında denize ışığını döker ve buna da "yakamoz" denir derlerdi hep. Ama aslında Feraşe öğrendi ki Ay ışığının olmadığı zamanlarda Dünya'yı ışıksız bırakmayan, fedakar bir canlı yaşıyormuş  denizaltında bir yerlerde. Bir başka ışığa müdana etmeyecek kadar gururlu, başı dik bir canlı.. Adı "yakamoz" muş bu canlının. Diğer bir deyimle denizaltının "ateş böcekleri"ymiş bu canlılar. 
Mehtap denilen şey için ay ışığı gerekirken; yakamoz için yalnızca derin bir karanlık gerekirmiş. Bu sebeple sadece ve sadece karanlık geceleri seçerlermiş belirmek için, ilginç!
    Ben de yakamoz gibiymişim. Sadece geceleri ben olabilirmişim. Hem nazikmişim hem de panik. "Nazik-Panik" tanısı kondu anlayacağınız Feraşe'ye. Sanırım çok doğru bir tanı. Psikoanalizci değil bunu söyleyen; ama bir o kadar tecrübeli biri. Sanırım mutlu oldum bu tanıdan. Sebebi yok ama kanımca doğru. Hem işte hem de özel hayatımda hem nazik hem de panik bir kadınım ben. Nazik dedim de; bunu okuduğunda gülenler olacaktır. Normalde konuşmalarım çok fazla olmasa da kabadır; ancak samimiyetim olanlarla. Ama demek ki dışarıdan son derece nazik ve son derece panik bir kadın gibi sezinlenmişim, tuhaf!
    Mehtapsız, karanlık gecelerde balıkçılar kayıklarının direklerine çıkarak, uzaklardan geçen balık sürülerinin izlerini ararlarmış. Balık sürülerinin hareketleri bile bu "denizin ateş böcekleri" denilen canlıların yakamoz oluşturmasına neden olurmuş. Bu izler de alışkın gözlerce çok uzaklardan görülebilirmiş. Bu canlılardan milyonlarcası bir araya geldiğinde; geceleri bir kayık geçerken, veya bir balık sürüsü geçtiğinde bu canlılara çarparak ışık çıkartmalarını sağlarlarmış...
    Yakamozun hikayesi çok hoşuna gitmiş Feraşe'nin.. O'na benzetilmek de bir hayli sevindirmiş onu. Ben yakamoz gibi bir kadınmışım. Gündüzlerle pek işi olmayan, tüm marifetlerini geceye saklayan bir kadın. Bu denli özel bir canlıya benzetilmek çok mutlu etti beni. Yazımda beni yansıtan, çok büyük sırdaş yakamoz un fotoğrafı var. Her şeyiyle çok güzel. Ben gibi :)

2 yorum:

  1. yakamoz denince erdekteki körfez aklıma geliyor. Geceleri mehtapta sahilde yürürdük. yakamozla birlikte..

    YanıtlaSil
  2. :) inanın o kadar özlem duyuyorum ki dediğiniz tip bi yerde sadece kafamı dinlemeye..

    YanıtlaSil