Yok! Yemin ederim yok! Sabır taşı olsa yeminle derdi "eeeeh yeter lan, çatlıyorum" diye. İş yerinde insan ayrımını sevmem, yapandan da tiksinirim. Ya bir insan için -bkz. koordinatörünüz- bir çalışanı özel olabilir, ki zaten beklenir. Bu özel olan; mutlaka ya onunla aynı anda işe başladığındandır, yada ona çok yakın olduğundandır. Her neyse; bu sebeple de özeldir doğal olarak. Bunu anlayabilirim ve asla salak kıskançlıklar içine girmem ben. Ama o insanın özel oluşu gö.üme gö.üme sokuluyorsa o zaman işin rengi değişir. Hayatta tek sevmediğim şey "ima" diyebilirim. bir şeyin direk söylenmesi yerine ima edilmesi beni katil eder. Çok ciddiyim; ima edilen bir şeye katlanmam olanaksız! Bilen bilir işte.. Güne güzel başladım yine, aman zaten bok var güzel başliyim ki biri sıçsın bıraksın. Neden insanlar hep "bugün güzel bi gün" dediğim günü bekliyolar sıçmak için bilemiyorum. O kadar gerginim ki; inanın sadece Allah için susuyorum. Allah için yine yüzüne gülüyorum. Allah için sabır gösteriyorum. Beni durduran sadece Allah, ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Peygamber Efendimiz cemaate namaz kıldıracağı zaman (Hz.Hamza' yı öldüren Hz.Yahşi daha sonradan müslüman olmuştur ve cemaat namazlarına katılır.) Peygamber Efendimiz'in şu sözleridir beni durduran: "Namaz kılarken arkamda dur Yahşi! Hz.Yahşi çok üzülür, peygamberi ona kin tuttu zanneder. Aslında şunu diyerek anlatır merhametini: "Arkamda dur! Sana kin tuttuğumdan değil; seni gördükçe amcam aklıma geliyor, üzülüyorum." Şimdi sorarım size: o bile kin tutmazken ben kim olurum da kin tutarım birine. Ne haddime ki! Budur sebebi susmamın, Allah biliyor ya.
Şuanda bile imada bulunan bi kadına ben ne yapsam yeridir! Ya iliklerime kadar sinirle doluyken ben, nasıl oluyo da krize girip gözümü karartmıyorum anlamıyorum. Ya Allah'ım şuan sadece araba kullanmak istiyorum. Hem de çok.. Hatta çok hızlı. Yanımdan geçen canlı-cansızları sadece bir şerit gibi görmek istiyorum.
Bir insanın niyetininin ne bok olduğunu bilirsiniz de etraf anlamaz, fit olursunuz ya; bu benim halim işte. Dayanılması güç bi durum. Çünkü ben ağzımdan çıkanla kalbimden geçen arasında fark olmayanım. Çünkü ben ima etmek yerine lök diye söyleyenim. Çünkü ben haksızlık yapılmasına zerre tahammülü olmayanım! İçim sıkılıyo ya resmen, anlatamamak, " bu kadın var ya üstüne sıçılmicak bi karekterdedir, açın lan gözünüzü artık, hepinizi yiyo" diyememek ve -en acısı da bu zaten- bunu deli gibi bilmek beni çok yıpratıyor. Dayanamıyorum! Tecrübenin acısı tatlısı olmaz derler; doğru. En azından şunu öğrendim diyerek sakinleşebilirim; "Bir gün yönetici olduğumda bu denli mal, bu denli karaktersiz ve bu denli hak yiyen biri olmicam". Bunda çok ciddiyim; asla ve asla çalışanımın hakkını yemicem. Takdir etmem gereken yerde takdir edip, uyarmam gereken yerde yaşına, mesleğine ve karakterine göre uyarımı saygılı bi şekilde yapıp güler yüz göstericem.. ve daha hayatımı kazanmaya başlamadığım zamandan beri düşündüğüm o şeye hep sadık kalıcam; "İş; asla benim duygularımı köreltemicek ve asla hayatımın ilk sırasında olamicak!" Şunun için dua ederdim hep, yine öyle ediyorum; "Eğer bu tip yöneticiler gibi kalitesiz ve arkamdan bunları yazdırıcak kadar karaktersiz bir yönetici olucaksam; Allah bana o vasfı nasip etmesin!"
Hatta; Amin!


Çıkıyor her yerde böyle insanlar. Çok fazla önemsiyorsun gözünde büyüyor. Söyliyeceğini söyle bırak gerisini o düşünsün.
YanıtlaSilferaşem iş yerler,nde böyle insanlar olmazsa olmaz
YanıtlaSilaz mola ver hadi..
YanıtlaSilgel bir ödül verdim sana .. soluklanıver
:)
müdürdür o, 657 ye tabi bi müdür. oralarda çoktur böyleleri.
YanıtlaSilBende de öyle bir yönetici var ama zamanla bunu aşmak yerine iş değiştirmeyi düşünüyorum. Çünkü yöneticinin arkası sağlam:)
YanıtlaSilBela okumam ama arada diyorum ALlah belanı versin. Sonra da Allah'ım beni affet diyorum:)
Mal işte hepsi mal okdr:@ :D
YanıtlaSil