21 Mart 2012 Çarşamba

Babam ve Ben.


    Her garip his beni trende bulur, nedendir bilmem. Babamı düşündüm uzuuuun uzun. Deli gibi sevdiğim, ilk aşık olduğum adamı, babamı..
    30 Temmuz 1954 doğumlu benim babacım. Bu zamana kadar yanında olduğum için anlamamışım bir şeyleri. Benim babacım meğer 58 yaşındaymış. Bunun hesabını yaptığım zaman içim öyle bir buruldu ki, gözlerim doldu inceden. Dedim ki "Nasıl ya! Benim babacım 58 yaşında mı yani?!" Resmen ağladım, içim bir garip oldu. O'nu o kadar çok seviyorum ki, her kız babasını sever ama; ne biliyim işte ben bir garip seviyorum o'nu. İçim de o, dışım da. O benim her zaman sızlayan vicdanım olmuştur. Kimi zaman çok kızarım, kimi zaman sadece onu izleyerek oturup ağlarım. Ya iğrenç gelmesin nolur ama ben babamın ter kokusuna bile aşık bir kadınım. 
    Yaşlanma baba olur mu? Yaşlanma ve nolur hiç ölme. Yokluğunun nasıl bir boşluk olacağını aklım şuanda bile almazken, o zaman emin ol kollarımda derman kalmaz. Sen benim sevdiğim ilk adam, aşık olduğum ilk erkeksin. Sesin sürekli çarpsın kulaklarıma olur mu? Ben senin yankılarınla uyumaya alışmışım, bu sesten mahrum etme beni hiçbir zaman. Sen öylece otur o koltuğunda hep, kızın sana ölene kadar bakar, gıkı çıkmadan hemde. Bu kadın, yani ben, yani Feraşe; seni yanımdan başka bir yere yakıştıramıyorum, hele ki toprağa hiç! Ben kokunu canım çıkana kadar içime çekmeliyim. Senle yaşadığım, yaşayacağım her saniyenin neden bu kadar kıymetli olduğunu şimdi anladın mı?
Sakın kıskanma Baba! Ben hala en çok sana aşığım, tamam mı? 

3 yorum:

  1. baban babamla yaşdaş!:))

    YanıtlaSil
  2. o halde hemen üzülüyosun nar-ı can :D hemen :D Allah eksik etmesin onları, Allah birlikte yaşlanmayı nasip etsin inşallah.

    YanıtlaSil
  3. :):):) the king ___bkz(babam):D

    YanıtlaSil