30 Haziran 2012 Cumartesi

Feraşe' ce Kürtaj ?!


    Nerden geldi aklıma böle bi yazı yazmak inanın bilmiyorum. Dünyaya her şeyden habersiz geliyoruz. Sadece bi pıhtı olarak başlıyo hikayemiz. Varlığımızdan belli bi dönem sonra hafiften bi çarpıntı geliyo hayatımıza, kalp dedikleri. sonradan oluşuyo parmaklarımız, uzuvlarımız.. Her şeyden habersiz, ordan çıkmayı bekliyoruz 9 ay kadar. Var oluyosak eğer doğmayı da hak ederiz benim nezlimde. Şartlar ne kadar can sıkıcı olsa da, her ne şekilde o rahme düştüysek düşelim; doğmak hak olur o zaman. 
    Biliyorum bi çok şey yazıldı çizildi kürtaj hakkında. Ama işte bu konunun bi yanı var ki ve o yan o kadar saf ki. Üzerinde konuşulan o doğmamış milyonlarca bebek hakkında sayısız haber yayınlandı. Ben tüm bu haberlerin dışında sadece o hatırlamadığım anlarımla aramda empati kurmaya çalışıyorum o kadar.. 
    O kadar masumlar ki. O kadar habersizler ki her şeyden, nasıl kıyılır! Genelde hep şu dendi; "tecavüze uğramış bi kadın o çocuğu doğursun mu yani!", doğursun.. Tamam anne belki psikolojik olarak o bebeği istemicek, ama annenin bi bebek hakkında yaşasın veya yaşamasın deme gibi bi lüksü yoktur. Nasıl normal bir insan için böyle bi hüküm veremezse karnındakinin de bundan zerre farkı yoktur. O can' dır. Nasıl kıyar! Belki kızıcaksınız bu görüşüme ama umrumda değil. Kıyamazdım.. Çünkü empati kurduğumda o zamanlarımla; diyorum ki: var oldum ben, burdayım, o zaman beni neden öldüresin ki! Bu cinayet değil midir? Anne karnında yapılınca neden farkı var peki diğer klasik cinayetlerden? Acıklı resimler koyarak vicdan yapmak niyetinde de değilim, süslü cümlelere bişileri kabullendirmek niyetinde de.. Sadece bloğuma özgürce fikirlerimi yazıyorum o kadar. Bi bebek tecavüz sonucu da olmuş olsa, düşünsenize bi: o bebeğin bundan ne haberi var, suçu günahı ne olabilir?! Sadece doğmak ister.
Annem hep der ki "babalar bebeklerini ellerine aldıklarında baba olurlar ama anne olmak öyle değildir. Bebeğin karnına düştüğü zaman sen annesindir zaten, öyle de hissedersin, bu yüzden farklı seversin ya bi babadan." ne kadar da güzel der.. 
Bi özel hastanein çevre danışmanlığını da yapıyorum ve orda benimle ilgilenen tesis sorumlusu Başhemşire Yardımcısı. Kendisinden bi gün kürtajın nasıl yapıldığını anlatmasını rica ettim. Anlattı. Korktum sadece. Anne rahmine neşter sokup, var olan cenini önce parçalayıp, sonra kazımak, sonra kalıntı kalmasın diye yine neşter sokmak ve son kez temizlemek için yine kazımak. Çok ciddiyim tıbbi terimlerle aynen bu terimleri kullandı, kazımak.. Bi bebeği kazımak!? Dicek bişey bulamıyorum.
Kıymayın valla ya. Hiç bişeyden haberi olmayan masum bi bebeğe kıymayın. Şöyle düşünürdüm sanırım; "tamam babası ibnenin teki olabilir ama ne günahı var bebeğimin? Haberi yok ki babasının bi tecavüzcü olduğundan. Ve bana ihtiyacı var, ben doğduğunda kalkıp su vermesem susuzluktan ölür gider, karnımdayken zıplasam hoplasam zarar vermek istesem, savunamadan ölüp gider, o kadar aciz ki.." Yaradan rahme o bebeği düşürüp ona bi ruh verdiğinde, hangi hadle bu ruh bi anne tarafından geri alınabilir benim açıkcası aklım alamıyo. Zorluyorum ama olmuyo. Allah diyo ki "eğer ben o rahme o ruhu düşürdüysem, sakın geçim sıkıntısı vs sebebi ile çocuklarınızı öldürmeyin, ben ki onların rızkına kefilim." Ben hayatım boyunca okuduğum Kuran' ı anlamak için çok çabaladım. Körü körüne bağlanmadım yani. Bu cümle beni o kadar acıttı ki, açık açık rıskına kefilim dediyse benim haddime değildir zaten fazla söz söylemek. 
Allah kelamı üzerine kelam etmek dahi anlamsız benim nezlimde.
Çok karşı çıkan olabilir belki ama umrum değil dediğim gibi, şahsi görüşüm olduğundan aslında tartışmaya da açık değil sanırım ama varsa tartışmak isteyen buyursun, başım üstüne.

Neyse Feraşe uzar gider :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder