3 Aralık 2010 Cuma

Aşk sadece Sende "Mecnun"..

         Ne kadar plan yaparsan yap! Ne kadar rayına sokarsan sok bişeyleri, Allah'ın senin için yaptığı planı yaşarsın sadece. Bundan ötesi yalan olur. Sen sadece sana yazılanı oynarsın, misyonun budur hayatta. Mutluluksa bu oyundan ne kadar zevk aldığındır; üzüntü ise ne kadar eziyetle yaptığın. Yazık! Gerçekten değmicek insanlarla bu oyunu kirletmeye yazık! Var sandıkların aslında yoklar; Ne dokunduğun dokunduğun, ne öptüğün öptüğün, ne sıkıldığın sıkıntı ettiğin, ne ağladığın ağlanıcak bir şey..Kocaman bi boşluk aslında düştüğüm, ne olacağını bile bile başka sonlar yazmaya çalışmak benimkisi, ne kadar komik değil mi! aslında bilip bilmiyormuş gibi yapmak ..öyle yaşamak öyle yansıtmak, hatta bu da yetmiyormuş gibi böyle yaşatmaya çalışmak..Buna sürüklemek diyoruz insanları..Kalp pamuktandır, en azından benimkisi öyle.. Üflediğin an parça parça olucak sanırlar ama hayır! sürüklenir evet ama asla kopmadan parçalarından.. Un ufak yüreğim dedim ben değil mi! yalan söyledim..Un ufak olmam sadece sürüklenirim ben..Rüzgar nereye eserse..Rüzgara yön vermeyi yeni öğrendim ben. İstediğim gibi hava akışı sağlayabiliyorum artık cumhuriyetimde. Sessiz fırtınalar da estiriyorum, çığlık çığlığa gürültüler de koparıyorum..Kime ne ki!
        Mutluyum, hemde çok..Ne varsa yaşamak istediğim yada uzak kalmak istediğim; yaşadım 25 yıllık hayatımda..İnziva hali iyidir..Ben inzivadaydım, toparlanmak, yeniden derin derin nefesler sığdırabilmek için, bu nefeslere dönümler açabilmek için ciğerlerimde, zaman'dı gerekli olan..Ben dönümler açtım bededimde sen kazıyıp yerine oksijeni koyabilmek için. Tamam Artık oksijendir yerini dolduran,  derin derin aldım nefesimi, kaldığım yerden devam edebilirim artık her ne kadara kaldığım yeri hatırlamak istemesemde..Ben kendime başka bi "kaldığım yer" seçtim. Bana ait olmayan benimmiş gibi yapıcağım bi yer..Ben ordan başlicam evet! "İnsanoğlunun üstüne sünger çekemeyeceği acı yoktur!" der annem. Ne güzel der annem..En büyük acıya bile sünger çekebilen insanlardır doğru..
         Kendini tanımıyosun o yüzden böyle tepkiler veriyosun diyen insanlara sinir oluyorum.. Kişiliği oturmuş bi insan zaten kendini tanıyamaz ki..İnsanoğlu değişkendir. Geçen yıl aynı acıya verdiğin tepki ile bu yıl verdiğin tepki arasında uçurumlar varken nasıl aynı kalmaktan söz edilebilir. Sabit olup değişmiyorum diyen insansdır korkulacak insan..Çünkü o yalan söylüyodur..
         "Sen" denilince gardı düşen ben, artık sen denilince gardını yükseklere taşıyan ben! Ben severken acıma gerektirmem, severken sevilmeyi de gerektirmem, masrafsızdır sevgim bile.. Canım yanmıyo artık gerçekten.. Gördüklerimi sana benzetiyorum evet, tanıdık yüzler, tanıdık kokular, sana benzeyen şeyler.. O an bi irkiliyorum, bi sızı oluo ayak parmaklarımdan saçlarımın teline kadar, dönümlerim daralıyo, nefesim kaçıyo geçmesi gereken hücrelerimden, kanım çekilio, dudaklarım sızlıyo..Sonra diyorum dur! Sen bunları atlatmadın mı hala! Ne konuşmuştuk? Ne demiştik biz..Sonra derin bi sesizlik.. Yerini almak için çabalayan kokular, kareler çırpınırken etrafımda; ben sadece uğultuları duyabiliyorum.Kitap okuyorum geçsin diye telaşım.Masalımdaki karekteri okuyorum sen git diye aklımdan. Kapadığımda kapağını kitabımın; bi bakıyorum ki gitmişsin..Tamam diyorum bu da geçti..Aşk sadece senmişsin be "Mecnun, Leyla'ysa alevinde alevlenen"!..
          Gard için t.ederim.. Borcum olsun..


       İSTİRİDYE'DEN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder