24 Aralık 2010 Cuma

İsmin Farklı Kalplerce Zikredildi Mi Hiç?






       Sanki herkes, herşey birbirinin aynı.. Artık kalbimden seyrediyorum seni. Birçok şeyi unuttum gitti. Hayat filmimde korkaklığım başrolde şimdi. Zerrecikler halindeki cesaretim un ufak oldu eridi gitti artık.. Ufacık bir rüzgarın yetti uçurmaya ne varsa ona dair.
       Bana gizli bişeyler kalmalı, bana ait olan herhangi bişey.. Parçalarım orda burda. Toplamakla uğraşmayıp kalanlarla gidiyorum. Sızı kötü bişey. Acı unutturuyo da ne yaptığını, sızı asla! Baştan aşağı kanıyorum. Ellerimi boşluğa uzatıp hiçbişeye sarılmaktan çok yoruldum. Dilinden dökülücek inciler için açtığım avuçlarım artık kanıyo. En azından kalbimi bıraksaydın! Kulun kölenken beş duyum da en azından onu bıraksan olmaz mı? "Seviyorum" demek anlamsız! O bile senle anlamlandı, onda bile başına "Sen" koyduğumda inceldi heceler, sızladı kalbim.. İrkilebildim anca başına "Sen" koyarak başına..
      Pek bi park etmiş yaşıyorum artık.. Pek bi sakin pek bi ruhu kayıp. Etrafımda kopan fırtınalara ve yalnız kalışlarıma okadar alıştım ki ufacık bi ses korkutur oldu beni. Koyduğum nokta'ya kuyruklar ekleyerek yamalı virgüllerden hayat yapmaktan okadar yoruldum ki..
      Oturdum. Ellerimi sakince iki yana bıraktım; son nefesimi verir gibi. Okadar derin bi nefes aldım ki verememekti korkum. Verdim ama ne kadarını? Heryerdeyken sen, istedim ki soluklandığımda seni çekiyim içime, vermedim ki hepsini senden bişeyler kalsın içimde diye..Evet! Ölüme beş kala bişeyler..
       Yetim kalmak kötü; hele kalbinse yetim kalan, yazık! Yerime gelenler, gelecekler bana benzerler mi bilmiyorum. Yok olarak var olmayı ilke edinip dilek ağaçlarına çaput bağlıyorum ben.. Kalp sazının en ince teliyken ben, dokunmaya bile kıyamazken sen; kopup gitmek ve yerine yenisinin gelmesi.. Farklı sesler, farklı tınılar..Alışmış mıdır ki kulakların? İsminin başka bi kalpten zikri üzmüş müdür ki seni? Başka kalp adını zikrederken erir mi benim gibi? Sızlar mı dudakları..Herneyse boşver..
        Aşk herkesi biraz kırar evet! Yorar da, sınar da..Senle sınandı bu "Hiç"! Nekadar isterdim bu sınavı verebildim diyebilmeyi. Halbuki ben siyahlar sıçrattım ellerinle yaptığın tabloya, tablomuza.."En güzeli çocukluktu dimi? sahip olduğumuz sıska vücuttu?" Kirlendi artık o çocuk da tabloları da.. Kabuğumda sessiz sakin üstüme basılmasını bekliyorum..
       Yapabileceğimi bilsem hücrelerimden söker atardım seni! Ah ya nasıl sızlıyorum bi bilsen nasıl sızlıyo parmaklarım yazarken bile. Adını unutturmaktı isteğim kalbime.. Olmamış! Yakaladım onu sesizce zikrederken yine seni. Kendinden kaçmak bu! Ah bi bilsen ki bastırdıkça gögsüme daha da nüksedensin oraya..Yayılan..Bi bilsen ki tek kalan omzum ikimize de yeter.
       Ne anlamı var ki? Leyla, Leyla olmuş ama Mecnun çoktan gitmişse ne anlamı var ki.. Ben tüm Leylaların yüz karasıyken Mecnunu nasıl beklerim ki. Bakamicam cennet penceresinden Leyla'nın yüzüne, ben hakmediğim halde nefes bahşedilenim çünkü. Kalbin kalbime çoktan duvar olmuş. Nur'un çoktan sönmüş sevgilim..

   " http://fizy.com/#s/1ahkbk "

       İSTİRİDYE'DEN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder